Aşk beynin yatırımıdır

Beynin en sağlıklı vitaminidir. Zihni daha iyi çalıştırır, vücudu güçlendirir. Aşık olan kişi, çevresine mutluluk saçar.

03 Nisan 2015 Cuma, 14:58

Aşık olan kişi, çevresine mutluluk saçar… Aşkını kaybedenler bir anda yasa girer, psikolojik yatırımları iflas etmiştir. Bağışıklık sistemleri düşer. Vücudun, hastalıklara yakalanma riski artar. Daha sık hasta olurlar..
İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sedat Özkan, aşkın psikolojik yaşam üzerindeki etkisiyle ilgili sorularımızı yanıtladı’
Aşkın tarifi var mı?
Aşk insanın sevebilme ve üretme kapasitesidir, ego işlevidir, psikolojik yatırımdır. Sevgi üreterek, sevilmek gereksinimini doyurma sürecidir. İnsanoğlunun doğumu ile başlar, yaşadığı sürece devam eder, ölümünden sonra bile varlığını sürdürür. Aşk insanın her hücresinde varlığını devam ettirir, tüm canlıların gereksinimidir. Diğer canlılarda daha çok somut ve fizyolojik bir işlev gibidir. İnsanda ise biyolojik olmanın ötesinde tüm beyinsel kapasitesini, psikolojik donanımlarını ve sosyal paylaşımlarını içeren bir eylemdir.
Aşk ile sevgi birbirinden farklı mı?
Sevgi, en geniş duygusal yaşantıdır. Aşk bunun tercih edilen alt kısmıdır. Aşk, sevginin dorukta yaşanmasıdır. Aşkı karşı cinse hissedilen duygularla sınırlandırmamalıyız. Aşk evrensel olarak sevgi üretimini amaçlar. Tanrı, doğa ve insan sevgisi de bu duygunun içindedir.
Aşk insanı mutlu mu eder, yoksa depresif mi yapar?
Aşık olan kişi öğrenmeye daha açıktır. Çalışmaktan keyif alır, daha coşkuludur. Sağlıklı aşk kişiyi mutlu eder, bağımlı aşk ise depresif yapar. Aşk agresifliği azaltır, kişi daha hoşgörülüdür. Aşık olan kişi çevresine baskı ve öfke saçmaz, tam tersi pozitif ve uyumludur. Mutlu olan kişi, çevresindekilere karşı yıkıcı olmaz.
Aşk beyni nasıl etkiliyor? Aşık olan kişinin beyni ile aşık olmayan kişinin beyni arasında fark var mı?
Aşk, vücutta aralarında endorfinin de bulunduğu mutluluk hormonlarını artırır. Aşk beyindeki kimyasal işleyişi canlandıran, hızlandıran, aktive eden en temel duygudur. Beyin ne kadar donanımlı ise aşk hayatı da, o kadar iyidir. Kişinin beyni kısır, donuk, paylaşıma açık değil ise aşk hayatı da o kadar kısırdır. Aşk zihni açar, adeta hormonları canlandırır.
Beyin Kabuğu Değişir…
Aşık olan beyin, hasta beyin gibi mi olur?
Hayır, aşık beyin daha üretken daha sağlıklıdır. Beynin en sağlıklı vitamini; aşk ve sevgidir. Aşk, beyin kabuğunun işlevini hızlandırır. Bağışıklık sistemi üzerinde de olumlu etkileri vardır, direnci artırır. Sevdiğini kaybedenlerde ise tam tersi olur, vücut direncinin azalmasıyla hastalıklara yakalanma riski artar.
‘İlk görüşte aşk’ diye bir şey var mı? Yoksa aşk zamanla öğrenilir mi?
İlk görüşte etkilenme, duygulanma var. Kadında erkeklere oranla ilk görüşte etkilenme daha örtülüdür. Aşk aklına uymuyorsa, sorun olacaktır. Eğer ilk görüşte etkilendiği kişiyle zamanla tanıdıkça mutlu değilse sorun vardır. Aşık olunan kişiyi değerlendirirken diğer sevgi nesneleri ile ilişkileri de dikkate alınmalıdır. Mesleki anlamda ahlaki değerlerden yoksunsa, toplumsal ahlakında zafiyet var ise aşk hayatında da benzer sorunlar yaşayacaktır.
Aşkın ortaya çıkmasında hormonlar mı, sosyal ortam mı etkili?
Aşk, içgüdüsel ve dürtüsel bir yönelimdir. Tüm canlıların gereksinimidir. Aşk, biyolojik zeminde beyinsel tüm deneyimlerini, donanımlarını ve beklentilerini aktive eder. Kuşkusuz sosyal ortam da oldukça etkili. Kişi ne kadar derin ve yaratıcı ise o kadar derin bir aşk yaşıyor. Cinsellik tüm canlılar için biyolojik gereksinimdir. İnsanda ise aşk ve sevginin ifade tarzlarından biridir. Aşk, sevgi ve paylaşım katılırsa insani olur.
Kaç kere aşık olunur?
Aşkın sınırı yok ama genelde tutkuyla aşk birbirine karıştırılıyor. Aşk bir ilişkidir, tercihtir ve sorumluluktur. Duygu yoğunluğu yaşamak kişinin aşık olduğu anlamına gelmez. Aşk daha çok yaşam dönemlerinde ortaya çıkar. Ergenlik dönemi, yetişkinlik döneminde 20’li yaşlar, orta yaşta 35-40’lı yaşlar, 50-60’lı yaşlar… Yaşam dönemlerinde kişi hayatını, mutluluk arayışlarını sorgular. Zamanla çiftlerin tercihleri değişmişse, ilişkide sorunlar başlar. Kimi çiftler bu sorunları aşarken, kimi yeni mutluluk arayışlarına yönelir.
Hastalık olabilir mi?
Dünyayı ve kendini seven insanlar daha sağlıklı aşık olur. Çünkü aşk kendini sevmenin uzantısıdır. Dünyayı sevemiyorsa, bütün sevgi gereksinimini tek kişiye aktarması bağımlılığa dönüşebilir. Bu durum hastalık olarak tanımlanabilir. Mesela; bebekle annesi arasında bağımlı ilişki vardır. Bebeğin tek sevgi nesnesi annesidir, ondan bağımsız yaşayamaz.
Marazi Aşk Olmaz
Aşkı hastalık haline dönüşenlerde bağımlılığı ifade eden anne-bebek ilişkisi görülür. Bu durum marazi duygulanımdır. Bir bireye bağımlı ise kendisi sevgi de üretemiyordur. Aşık olduğu kişiye karşı bağımlılık varsa, kendini bütün dünyaya kapatır. İşini, ailesini ihmal etmesi bağımlılığı işaret eder.
Sevdiğini Değiştirmez
Aşkı ele veren davranışlar nelerdir?
Aşk, kişinin tüm hayatını etkiler. Aşkın içinde sözel olmayan ipuçları da vardır. Gülümsemesi, oturuşu, aşık olduğu kişi yanına gelince ne yaptığı, nereye baktığı da bize ipucu verir. Ve kişilik yapısına göre bu davranışlar da değişir. Aşık olan ve aşık olduğu kişiye saygı duyanlar; onu incitmekten kaçınır, dikkatli ve özenlidir. Psikolojik ihtiyaçlarını fark eder. Aşık olduğu kişiyi her hali ile sevmiştir. Önce sevip sonra değiştirmeye çalışmaz. Karşısındakilere hiçbir konuda dayatma yapmaz, ona tercih sunar. Bu davranışlar aşkın en iyi göstergesidir.
Sevgililerin Beyin Doğum Yapan Kadınlarınki Gibidir
Aşık olan insanın duyguları hangi duygulara benzer? Gol atan bir futbolcu, ipi göğüsleyen yarışmacı, sınavı kazanan bir öğrenci…Aşkı bir yarışa benzetemeyiz. En doğrusu aşık olan çiftler arasındaki dengedir. İlişkinin yarışa, rekabete dönüşmemesi çok daha sağlıklıdır. Çünkü aşk içinde kesinlikle rekabet duygusuna yer yoktur. Aşk bir yeniden doğuştur, kendi varlığını var etme duygusudur. Aşık kişilerin duyguları daha çok doğum yapan bir kadının duygularına benzer… Heyecanlıdır ve nasıl tepki vereceğini bilemez.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...