Şişmanlığa yol açan başlıca sebepler neler?
Şişmanlık, dünyada ve Türkiye'de hızla artmakta olan bir hastalık. Önceleri sadece
erişkin insanların problemi olarak ortaya çıkan şişmanlığın, son yıllarda
çocukları da tehdit ettiği ve aşırı şişman çocuk sayısının hızla arttığı gözleniyor.
Şişmanlığın hızla artmasının başlıca nedenleri ise; aşırı beslenme ve
hareketsiz yaşam biçimi. Bu faktörler dışında, anne ve babadan gelen bazı genlerin
de şişmanlıkta rol oynadığı artık biliniyor.
Şişmanlık, başlı başına bir hastalık olarak kabul edilebilir mi?
Şişmanlık, sigaradan sonra önlenebilir ölüm nedenlerinden ikincisidir. Kilosu fazla
olan kişilerde şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, kan yağlarında yükseklik
(hiperlipidemi) ve kalp hastalıklarının daha fazla olması ve bu rahatsızlıkların
erken yaşlarda ölüme yol açması nedeniyle, kilo vermek ve sağlıklı beslenmek büyük
önem taşıyor. Fazla kilolardan kurtulmanın yolu ise; sağlıklı ve dengeli beslenmek,
az yemek ve egzersizi artırmak. Otomobil kullanımı, televizyon ve bilgisayar başında
geçirilen saatler, insanların kilo almasının belli başlı nedenleri arasında.
Akşamları yemekten sonra atıştırılan yiyecekler de fazla kiloların önemli bir
nedeni.
Gereksiz atıştırmaların yanı sıra, yeme konusunda başka neleri yanlış
yapıyoruz?
Ülkemizde beslenmeyle ilgili en büyük yanlışlığın beyaz ekmek tüketimi olduğunu
söyleyebiliriz. Artık köylerde bile bol miktarda beyaz ekmek tüketiliyor. Bol nişasta
içeren, buna karşılık mineral, vitamin ve posa açısından zayıf olan bu tür ekmeğin,
sağlığa faydası olmadığı gibi, şişmanlığa, şeker, kalp ve tansiyon
hastalıklarına zemin hazırladığı da biliniyor. Eğer beyaz ekmek tüketimi bu hızla
devam ederse, ülkemizde, şişmanlık, şeker hastalığı, kalp rahatsızlıkları ve
kanser gibi hastalıklarda büyük bir artış olacaktır. Beyaz ekmek yerine tam buğday
ekmeği veya çavdar ekmeğinin yenmesi artık alışkanlık haline getirilmeli.
Ülkemizde beslenme konusundaki çok yaygın bir başka yanlışlık; meyveleri bol
şekerle kaynatarak reçel yapmak. Sadece meyvenin kendi şekeriyle, yani şeker ilave
edilmeden yapılan reçel daha sağlıklıdır. Bir diğer önemli yanlış beslenme
alışkanlığı ise, ülkemizde süt, yoğurt ve peynirin yağlı olanının tercih
edilmesi, yağsız yoğurt ve peynirin pek makbul sayılmaması. Oysa; peynir, yoğurt ve
sütün yağsız olanı sağlıklıdır.
Öğünlerimizde de sorunlar var, değil mi?
Geçiştirilen sabah kahvaltıları, hünkâr sofralarını hatırlatan akşam
yemekleri...
Kahvaltı yapmamak, öğleyin az, akşamları çok fazla yemek de kilo almanın önemli
sebeplerinden... Aslında sağlıklı olanı; kahvaltıyı iyi yapmak, öğlen normal,
akşam ise hafif yemek. Özellikle çocukların çoğunun kahvaltı yapmadığı ve bu
nedenle gün içinde fazla miktarda abur-cubur yiyip, kilo aldıkları bilinen bir gerçek.
Bu nedenle, sabahları ailece iyi bir kahvaltı yapılması, kahvaltı öğününün
atlanmaması çok önemli. Kahvaltı yapan kişilerin gün içinde daha az abur-cubur atıştırdığı
bilimsel olarak ortaya konmuştur. Sağlıklı bir yaşam için, günde en az altı -
sekiz bardak su içilmesi gerekir. Maalesef ülkemizde su içme alışkanlığı yok. Az
su içenlerde şişmanlık, böbrek taşı ve bağırsak hastalıkları daha fazla görülüyor.
Zayıflamak isteyenlerin de günde en az altı - sekiz bardak su içmeleri gerekir. Kola,
gazoz veya diğer meşrubatlarda şeker oranı fazladır. Kola veya gazoz yerine su içmek
alışkanlık haline getirilmeli. Hatta, susamadan su içmeye çalışılmalı.
Tükettiğimiz yağlar konusunda ne düşünüyorsunuz? Hangileri daha sağlıklı?
Son yıllarda sevinçle gördüğümüz önemli bir değişiklik; artık çoğu kişinin
yemeklerde bitkisel sıvı yağları tercih etmeye başlaması. Margarin, tereyağı, içyağı
ve diğer katı yağların sağlığa zararlı olduğu artık biliniyor. Etiketinde,
'hidrojenize bitkisel yağ' içerdiği belirtilen besinlerin, bisküvi, gofret, kurabiye,
pasta ve keklerin sağlığa zararlı olduğunu unutmayın. Ama yağların hepsi zararlı
değil. Bitkisel sıvı yağlar, zeytinyağı, ceviz, badem, antepfıstığı,
yerfıstığı, fındık ve balıkta bulunan yağlar sağlığa faydalıdır. Bizi kalp ve
damar hastalıkları, kanser ve yüksek kolesterolden koruyan Omega-3 yağlarını
yeterince almak için, haftada en az iki defa balık, ayrıca her gün dört - beş tane
ceviz veya badem yemeye çalışılmalı.


deniz tok
HANDE ANIL
Nigar Sargın
SENA AYDIN
miase ünlü