Çocuğunuzu babasına yabancılaştırmayın

14 Aralık 2014 Pazar, 09:52

ülkemizde boşanan ailelerde çocuğun velayeti büyük çoğunlukla anneye bırakılıyor. Yani baba, çoğu boşanmalarda “çocuğu ile kişisel ilişki kurulan ebeveyn” olmak zorunda kalıyor. Anne çocukla uyanıp, tüm gününü uyku zamanı gelinceye kadar onunla geçirirken, baba çocuğundan yoksun uyanıp hayatını onsuz geçirmeye mahkum oluyor.
Eğer anne, geçen ayki yazımda söz ettiğim  “baba ihtiyacı”, “baba sevgisi” gibi kavramları anlaması mümkün olmayan, çocuğun babaya karşı ne duygular besleyeceğini de kendisi belirlemeye çalışan  annelerden biri ise problem başlıyor.
Babasız büyümek durumunda kalan çocuklarda okulu terk, meslek ve iş sahibi olamama, uyuşturucu alışkanlığı, zihinsel ve psikolojik hastalıklar, cinsel tacize hedef olma gibi sorunlar daha sık ortaya çıkıyor. İdeal şartlardan daha azı ile yetinerek de olsa, çocuğunuza koruyucu, kollayıcı, kültürünüze uygun bir model olarak yol gösterici baba figürü sunmaya çalışmanız, onun için büyük önem taşıyor.
Bu yüzden “kişisel ilişki kurulan baba” değil, HAYATI PAYLAŞAN BABA olmanız gerekiyor.
Peki nasıl ?
Gücünüz ve otoriteniz kısıtlanmışken nasıl başarılı olabilirsiniz?  Sorumlu bir baba ve uzaklaşılmak istenilen bir baba arasındaki o ince sınırı nasıl koruyabilirsiniz?
önce “kişisel ilişki kurulması” denilen o yeni yaşam şekliyle nasıl başa çıkabiliriz; buradan başlayalım.
1. Düzenli ve sürekli bir görüşme belirleyin ve buna sadık kalın.
2. Beraber olduğunuz zamanda neler yapacağınızı önceden planlayın, çocuğunuzun da fikrini ve onayını alın. Çocuğuna iyi vakit geçirtmek zorunda olan bir kuklaya da dönüşmeyin. öylesine oturup konuştuğunuz, kendiliğinden yönlenen zaman dilimleri de olsun ki, ilişkiniz doğallığını korusun.
3. Annesi mazereti olmaksızın çocuğunuzu almanız gereken yerde olmaz, görüşmenizi kasten engellemeye çalışırsa polise başvurup çocuğunuza mutlaka ulaşmaya çalışın. Sonuç alamazsanız avukatınıza danışın.
4. Çocuklarınız annelerinin etkisinde kalarak size soğuk davranırsa, hiç farketmemiş gibi davranın, sıcak ve anlayışlı bir baba olmayı sürdürün. Bir süre sonra çocuğunuzun doğal haline dönme ihtimali olduğunu bilin.
5. Çocuklar uzak bir şehirde veya ülkede ise hep iletişim içinde kalın. Haftalık düzenli telefon görüşmesi, mektup, mail gibi iletişim olanaklarından yararlanın.
Çocuklarınız yanınızda iken;
1. Anneleri hakkında olumsuz konuşmayın, konuşturmayın. Anneleriyle olmalarının önemini ve gerekliliğini savunun.
2. Sizinle beraberken uymaları gereken kuralları koyun ve uygulanmasını takip edin.
3. Birden fazla çocuğunuz varsa her biriyle ayrı ayrı özel zaman geçirmeye çalışarak,onun sizin için özel ve önemli olduğunu hissettirin.
4. Fotoğraf ve video kayıtları ile, beraber olduğunuz anları ölümsüzleştirin.
5. Onlara ait özel bir oda ayırmaya çalışın.
6.. Arkadaşları ile olmak isterse izin verin. İki haftadır onu görmemiş ve özlemiş olsanız da, onun istek ve ihtiyaçlarına öncelik tanıyın. Ancak mutlaka ama mutlaka size de zaman ayırmasını sağlayın.
Ama asla;
1. Çocuktan taraf tutmasını istemeyin.
2. Eski eşinizi eleştirmeyin.
3. Annesi hakkında bilgi toplamak amacıyla onu soru yağmuruna tutmayın, casusluk yapmasını istemeyin.
4. Annelerine duyurmak istediğiniz mesajları ulaştırmaları için onları kullanmayın.
5. Alkol,uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklar edinerek teselli aramayın.
6. Sorunlarınızı paylaşıp içinizi dökmek amacıyla çocuklarınızdan terapistiniz olmalarını beklemeyin.
7. Boşanmanızın ayrıntılarıyla çocuklarınızı bunaltmayın.
8. Arkadaşlık ihtiyacınızı sadece çocuklarınızla karşılamaya çalışmayın. (Onlarla arkadaş gibi olmanın bir sakıncası yok ama kendinize yaşıtlarınızdan oluşan bir arkadaş gurubu oluşturun.)
9. En azından ilk yıl çocuklarınızla beraber olduğunuz zamanları yeni partnerinizle paylaşmayın. “Gördün mü, bizi o kadın için terk etti” diyecek bir eski eşiniz varsa onu haklı çıkarmış olursunuz.
10. Çocuklarınızın iki tarafın da yakın akrabalarıyla görüşmesini destekleyin.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...