Çocuklar toprağa basarak büyümeli

Çocukların özellikle gelişme dönemlerinde kum ve toprakta yürümeleri bedensel ve ruhsal gelişimlerine katkı sağlıyor.

27 Aralık 2014 Cumartesi, 22:20

Uzman Psikolojik Danışman Sait Özdemir, acımasız ve katı bir hayat sunan şehir hayatının, stresin 7 yaşına kadar düşmesine neden olduğunu söyledi.

Özdemir yaptığı açıklamada, kendilerinin tarlalarda büyüdüğünü, doya doya toprakla oynama zevkini tattıklarını ifade ederek, “Bizden sonraki nesil seralarda büyüdü. Yeni yetişen nesil ise cam fanuslarda büyümek zorunda bırakılıyor. Her yer taş yığını, ayaklarımız toprağa değmiyor. Vücudumuzdaki elektriği alacak, tabiri caizse topraklama yapacak kadar bile toprak yok.

Modern toplumun büyük açmazlarından biri de insanların ve çocukların topraktan uzaklaşmaları ve toprağa yabancı kalmalarıdır. Oysa çocuk eğitiminde toprağın büyük bir yeri vardır. Çocuklar toprakla oynamalı, toprağı sevmeli, kısacası çocukların eli ayağı toprağa temas etmelidir. Beton binaların içinde iyice sıkılmış, bunalmış çocuğunuzu eş-dost, akraba ziyareti adına götürüp başka beton binalara uzun uzadıya hapsederseniz onlara haksızlık edersiniz. Bu durum çocuk için adı konmamış bir şiddettir. Eziyet ve şiddet ise çocukta saldırganlık duygularını besler, şiddet eğilimlerini körükler” diye konuştu.

Çocuklar gelişme döneminde kumda ve toprakta yürütülmeli

Özdemir, toprakla oynayan çocuğun hem bedensel hem de ruhsal gelişiminin yaşıtlarından daha hızlı olduğuna dikkat çekerek, şunları kaydetti’
“Çocukların gelişiminde sosyal hayat önemlidir. Çocuklar gelişme döneminde kumda ve toprakta yürütülmelidir. Kum veya toprakta yürümek çocukların yürüme becerilerini desteklemektedir. Toprak ve kum çocuğun denge mekanizmasının gelişimine katkı sağlıyor. Serbest bir arazide koşan, hareket eden, oynayan çocuğun kendine olan özgüveni de artıyor. Çocuk bir şeyler yapabildiğini görünce mutlu oluyor. Çocuğun enerjisini dışarı atmasını kolaylaştırıyor. Çocukların toprakla oynamaları, hem bedensel hem de ruhsal gelişimlerinin yaşıtlarına göre daha hızlı olmasını sağlıyor. Özellikle öğle saatlerinden önce çocuk güneş ışığından faydalandırılarak, kemik yapısının güçlendirilmesine yardımcı olunmalıdır.”

Çocukların toprakla, ağaçlarla, hayvanlarla, su ile teması sağlanmalı

Stres, gerginlik ve katılığın çağdaş insanların ciddi kişilik problemi haline geldiğini vurgulayan Özdemir, “7 yaşındaki çocuklarda bile stres belirtileri baş göstermeye başladı. Bunun en büyük sebeplerinden biri çocuklar için katı, acımasız ortamlar sunan şehir hayatıdır. 3-7 yaşlarında bulunan çocuklarımızı sık sık açık alanlara götürmek bence bir doğa tedavi sürecidir.

Aileler eğer şehir ortamlarında yaşamak zorunda ise her mevsim elden geldiğince çocuklarını açık alanlara, orman ve benzeri yerlere götürüp baş başa olacakları geziler yapılmalıdır. Çocukların toprakla, ağaçlarla, hayvanlarla, su ile teması sağlanmalıdır. Çocuklarla ormanlık alanlara gidilmelidir. Ormanlar çocuklar için hem eğlendirici hem dinlendirici ortamlar sağlar. Deniz, göl, nehir kenarları da çocukları dinlendiren ve eğlendiren alanlardır. Çocuklarımız için her zorluğa rağmen doğa terapi yollarına mutlaka başvurmalıyız” dedi.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...