Gebelikte Yetersiz ve Dengesiz Beslenmenin Anne Sağlığına Etkileri

06 Şubat 2017 Pazartesi, 09:29

Gebelik döneminde annenin enerji, protein ve diğer besin öğeleri gereksinimlerinde artış olur. Artan bu gereksinimlerin karşılanmaması halinde annelerde zayıflama, anemi, diş çürümeleri ve ileri yaşlarda kemik bozulmaları gibi istenmeyen sonuçların ortaya çıkabileceği gözönünde bulundurulmalıdır. Bu duruma, özellikle daha kendi büyüme gelişmesini tamamlamamış 19 yaşın altındaki genç anneler ile ağır aktivite gösteren annelerde sık rastlandığı rapor edilmiştir.

Gebelikte istenmeyen beslenme bozukluklarından biri aşırı beslenme sonucunda gelişen şişmanlıktır. Fazla yağ birikiminin hem anne hem de çocuk açısından sakıncalı olduğu, doğumu güçleştirmenin yanında perinatal ölümlere neden olduğu bildirilmiştir.

Neaye‘nin gestasyonel ağırlık kazancı ve gebelik sonuçlarına etkilerini incelediği çalışmasında, 7.3 kg ağırlık kazanan hafif şişman annelerin, 9 kg kazanan normal ve 13.6 kg kazanan zayıf annelere göre daha düşük perinatal ölüm oranlarına sahip olduğu belirlenmiştir.

Gebelikte yetersiz ve dengesiz beslenmede  gebelik toksemisi, hafif şişman ve belirgin şişman gebelerde ise preeklamsi, gestasyonel diyabet ve hipertansiyon risklerinin yüksek olduğu saptanmıştır.

Fullterm ve 3-4 kg arasında doğan bir bebek için fetusun ağırlığının uterus, plesanta ve amniotik sıvı gibi destekleyici dokular ve laktasyon için hazırlanan meme bezi dahil yaklaşık 6.5 kg olduğu bildirilmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde ulusal düzeyde yapılan çalışmalarda, normal ağırlıklı ve optimal olarak gelişmiş sağlıklı bebek doğuran bazı annelerin, gestasyon boyunca hiç kilo almadıkları; diğer bazılarının ise 25 kg‘ın üzerinde kilo aldıkları gösterilmiştir. Ağırlık kazancındaki bu farklılık, gebelik komponentlerinin ağırlığından daha az ağırlık kazanan annelerde kendi dokularını kaybetmeleri olasılığına, diğerlerinde ise aşırı yağ ve su depolanmasına bağlanarak izah edilmiştir.

Normal bir gebelikte, anne serum kolesterol düzeyinin % 200–400 arttığı bulunmuştur. Lipid düzeylerinde gözlenen bu artışın postpartum 6–12. haftalarda gebelik öncesi düzeylere döndüğü, ancak kolesterol düzeyinin trigliseride göre 5-6 ay kadar daha uzun sürede normalize olduğu kaydedilmiştir. Gebelikte görülen bu geçici hiperlipideminin multipar orta yaşlı annelerde angina ve gebelik hiperkolesterolemisinden kaynaklanan kolesterol (safra) taşlarının insidansını arttırdığı gösterilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde bu görüşü destekler nitelikte, 19–50 yaşları arasındaki kadınların diyetleri ile total enerjilerinin % 37‘si gibi yüksek bir oranda yağ tükettikleri ve bu oranın pek çok gebeliğin sonucu olarak angina, kolesterol taşları, diyabet ve özellikle menapozdan sonraki şişmanlık prevalansını arttırdığına ilişkin raporlar bildirilmiştir.

Demir eksikliği anemisinin hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde, en yaygın olarak beslenme yetersizliği sonucunda ortaya çıktığı bilinmektedir. Özellikle gebelik ve çocukluk dönemlerinde sık rastlanan bu aneminin nedeni her iki dönemde de hızlı büyümeye bağlı olarak artan demir gereksiniminin diyetle karşılanamamasına bağlanmaktadır. Gebelik nedeniyle artan plazma volümüne karşın, kırmızı kan hücrelerinin hacminin bu arana ulaşamamasıda demir eksikliği anemisinin olası nedenlerinden biri olarak düşünülmektedir.

Kan kaybı, parazitler, sindirim sistemi bozuklukları nediyle diyetteki demirin emilelmemesi ve diyetteemilimini güçleştiren etmenlerin bulunması gibi nedenlere bağlı olarak da gelişen demir eksikliği anemisinin, yetersiz ve dengesiz beslenen annelerde olduğu kadar, 13–19 yaş grubu teenager anneler arasında da yaygın olduğu belirlenmiştir.

Gebeliğin başlangıç döneminde (ilk 3 ay) bazı annelerde geçici olarak bulantı, kusma gibi bazı sindirim sistemi şikayetleri görülebilmektedir. Bu şikayetlerin nedeni, anne fetus arasındaki uyuşmazlıklar ve/veya gebeliğin neden olduğu hormonal değişikliklerle açılabilmektedir.

Kaynak : Bursadasaglik.net

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...