Gül çayı gençleştiriyor

Antioksidan etkisi olan gül çayı ile yaşlanmayı erteleyin.

27 Aralık 2014 Cumartesi, 22:02

Yaşlanma, çeşitli genetik ve çevresel etkenler ile biyokimyasal yolaktaki etkileşmeler sonucu ortaya çıkan bir durum. Yaşlandıkça vücutta moleküler, hücresel ve organ seviyesinde meydana gelen hasarların onarımında giderek yetersiz kalınmaktadır. Dolayısıyla yaşlanma; kalp-damar hastalıkları, kanser, diyabet, katarakt, nörovejetatif rahatsızlıklar ve osteoporoz başta olmak üzere birçok hastalığın ortaya çıkmasında, en önemli risk etkenlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Gülün antioksidan etkisi

Ülkemizde yetişen gül (Rosa damascena) çok değerli bir bitki; çiçeklerinden elde edilen uçucu yağı yüksek mali değere sahip. Yeni yayınlanan bir bilimsel çalışma gül çiçeklerinin pek bilmediğimiz bir özelliğini ortaya koyuyor. Çiçeklerin kırmızı petalleri (taç yaprakları) gölgede kurutulup çay gibi demlenmiş ve meyve sineklerine 4 hafta boyunca besin olarak verilmiş. Sonuçta meyve sineklerinin yaşama süreçlerinde yüzde 23’e varan bir uzama sağlanmış. Araştırıcılar Isparta gülünün bu etkisini, içerisindeki antioksidan etkili bileşenlerle açıklamaya çalışmışlar.

Bir fikir vermesi bakımından, kuvetli antioksidan etkisini bildiğimiz bazı bitkisel maddeler ile karşılaştırma yapılmış; kırmızı şarap içerisinde bulunan resveratrol meyve sineklerinde yaşam süresini dişilerde yüzde 16 ve erkeklerde yüzde 10 artırırken, bir başka antioksidan olan lipoik asit sadece dişi meyve sineklerinde etkili bulunmuş. Diğer taraftan, antioksidan etkisini iyi bildiğimiz E vitamininin ise düşük miktarda etkisiz kaldığı, biraz yüksek miktarda ise meyve sineklerinin ölümüne yol açtığı bildiriliyor.

Gül için yukarıda verdiğimiz sonuçlar ile bu bilinen antioksidan bileşiklerin etkilerini karşılaştırdığımızda, gül ile elde edilen sonuçların oldukça etkileyici olduğu görülüyor. Bu bilgi net bir sonuç çıkarmak için henüz yeterli değil, şüphesiz. Ancak “gül çayı” içmenin yararlı olabileceği düşünülebilir.

Herhangi bir risk söz konusu olmayacağından istenilen miktarlarda içilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır.

Yulaf özütü gençleştiriyor

Yulaf özütü ileri yaşlarda dikkat ve konsantrasyon sorunlarını hafifletebilir Halk arasında çok enerjik, hareketli kişiler için “Arpası fazla geldi” diye bir atasözü vardır. İngilizce’de benzer bir deyim yulaf için kullanılır; “feel one’s oat” bilgiçlik taslamak, kendini formda hissetmek anlamındadır. Gerçekten de yulafın vücudun fiziksel ve fizyolojik kapasitesini artırıcı özelliklere sahip olduğuna inanılmaktadır. Yulaf bitkisinden ya da özütünden hazırlanan çeşitli ürünler kalp hastalıklarının önlenmesi, depresyon belirtilerinin hafifletilmesi, strese karşı direnç kazandırmak, endişeyi giderici yararları için önerilmektedir.

Bu konuda son yıllarda özel olarak hazırlanmış bir “yulaf özütü” üzerinde yürütülen çalışmalar dikkat çekici bilimsel kanıt sağlamaktadır. Deney hayvanlarında yapılan çalışmalarda, günde 2.5 gram yulaf özütünün 7 hafta süre ile uygulanması ile öğrenmeyi ve zihinsel uyanıklığı artırdığı, strese karşı direncin sağlandığı saptanmıştır.

 

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...