detaylı bilgi için tıklayın
5in1 max yenilendi | hemen zayıflamak için tıkla
Reklam Ver | Kadınca Radyo | Kadınca Estetik | Kadınca Forum | Kadınca Diyet | Kadınca İtiraf | Kadınca Sohbet | Kadınca Astroloji | Kadınca Magazin | Kadınca Promosyon
» Kadınca Woman

» Online Ziyaretçi
Şu an sitede, 149 ziyaretçi ve 2 üye bulunuyor.

Henüz üye değilseniz, Buraya tıklayarak ücretsiz kayıt olabilirsiniz.

» Kadınca Club
Üye Adı

Şifre


» Ana Menü
Ana Sayfa
Güzellik
Uzmanlar
Cinsellik
Aşk - Evlilik
Estetik Ameliyat
Diyet - Fitness
Anne - Çocuk
Astroloji
Rüya Tabirleri
Ev - Dekor
Moda - Stil
Yemek Tarifleri
İtiraf
Kadın Hakları
Magazin
Sinema
Güncel Haberler
Tatil Rehberi
Genel Sağlık
İş - Kariyer
Yakışıklılar
Örgü - Dantel
Şifalı Bitkiler
Pratik Bilgiler
Foto Galeri
Haber Arşivi
Bize Yazın

» Hızlı Tüy Dökücü

» Üye Menü
Üye Ol
Şifremi Unuttum
Kadınca Forum

» Kadınca Menü
Sık Kullan. Ekle
Açılış Sayfası Yap
Kalori Cetveli
Kalori İhtiyacı
İdeal Kilo
Arka Planlar
Msn Avatarlar

» Kadınca Anket
Kullandığınız Parfüm ?

Burberry
Calvin Klein
Kenzo
Hugo Boss
Diğer ( belirtiniz )



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 13316
Yorum: 10

» İstatistikler
En İyiler
Tavsiye Et
İstatistikler

» Ziyaretçi Sayısı
Şu ana kadar
64408186
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Aralik 2003

Cinselliğimizi araştıralım!
Tarih: 10.12.2004 Saat: 08:26 Gönderen: Admin

Yaşam - Sağlık

Kadinca.net

İnsan cinsel davranışı.... Konu hakkında yeterli, doğru bilgiye sahip miyiz ve olmak istiyor muyuz? 1 Aralık'ta kırmızı kurdeleler takıldı, AIDS dernekleri yararına konserler verildi yine. Çünkü, birincil bulaşma sebebi korunmasız cinsel ilişki olan bu enfeksiyon, her yıl bir sürü hayata mal olmaya devam ediyor. Oysa cinsel yolla bulaşan AIDS ve diğer enfeksiyonların, mutsuz beraberliklerin, istenmeyen gebeliklerin, şiddetin çeşitli türlerinin temelinde yatan bu mesele, sadece yüzeysel bir metaya dönüştürülebildiği ölçüde hayatımızda; televizyonda, gazetelerde, billboardlarda, dergilerde... İnsanların cinsel davranışlarının nesnel olarak araştırılmasına, incelenmesine, 1940'lı yıllarda Alfred Kinsey tarafından ilk kalkışıldığından beri, her muhafazakâr rüzgarla birlikte, ket vurulmaya çalışılıyor. Şimdi Bush yönetiminin yaptığı gibi. 2 Kasım seçimlerinden sonra, muhafazakâr kesimin protestolarıyla ABD'de vizyona giren Bill Condon filmi "Kinsey", çalışmaları hâlâ cinsellik araştırmalarında temel alınan öncü bilimadamı Kinsey'in yaşamöyküsüne objektif bir bakış atarken, dönemin muhafazakâr sosyal ortamıyla günümüz arasında sıkı paralellikler kuruyor. Alfred Kinsey 1894'de püriten ahlâkın temsilcilerinden Methodist mezhebi rahibi bir babanın oğlu olarak dünyaya geldi. Onu mühendis yapmak isteyen babasına isyan eden Kinsey, kendi ilgi alanına, doğaya yöneldi ve zooloji okudu. 1920'de Indiana Üniversitesi'ne entomoloji dersler vermeye geldiğinde uzmanlık alanı arılardı. Arıları inceleyen Kinsey daha bu ilk araştırmalarında bir şey fark etti: Anormal arı yoktu, sadece milyonlarca farklı çeşit arı vardı.

Kinsey, öğrencisi Clara'yla evlendiğinde 26 yaşındaydı, Clara ise 23. İkisi de bakirdi. Kinsey'in penisinin büyüklüğü cinsel yaşamlarında sorun yarattı ve tıbbi müdahale gerekti. Profesörün ilgisini böceklerden insan cinsel davranışlarına yöneltmesi de bu döneme rastlar. Okulda sadece evli çiftlerin katılabildiği, dönemine göre gayet ilerici bir "evlilik dersi" vermeye başlayan Kinsey, kendisi dahil herkesin insanların gerçek cinsel davranışları hakkında ne kadar az şey bildiğini fark etti ve bunu bilimsel olarak araştırmaya koyuldu. Asistanlarıyla birlikte yürüttüğü, 15 yıla yayılan ve 18,000 bireyin cinsel hayatını kapsayan araştırmadan çıkan 1948 basımı ilk kitap "Sexual Behavior in the Human Male/Erkek Cinsel Davranışı" medyada büyük yankı bulup sosyal bir atom bombası olarak nitelendirildi. Neden mi?

Amerikan kültür savaşları

1940'lı yıllarda neredeyse bütün dünyada mastürbasyon yapmanın insanları kör edeceğine ya da delirteceğine, eşcinselliğin son derece az görülen bir "sapkınlık" olduğuna, sadece evli çiftlerin seks yaptığına, onların da en bilinen pozisyonla yetindiğine inanılırdı. Kitap gerçek öykülere dayanarak bu inanışları altüst ediyordu: Herkes mastürbasyon yapıyordu, erkeklerin yüzde 37'si hayatında en az bir kez eşcinsel ilişkide bulunmuştu, evlilik öncesi ve dışı cinsel ilişki sık sık yaşanıyordu ve çiftler pozisyonlar konusunda oldukça yaratıcıydı... Kitap Amerikan kültür savaşlarının başlangıcına işaret ediyordu. Fakat 1953'te yayınlanan ikinci kitap "Kadınların Cinsel Davranışı" çok daha büyük kıyamet kopardı. Kimse kadınların mastürbasyon yaptığını, hemcinsleriyle ve evlilik dışı cinsel ilişkide bulunduğunu duymak istemiyordu. Kinsey statükoya gerçek bir tehdit haline gelmişti. McCarthcilik, cadı avı dönemiydi. Rockefeller Vakfı Kinsey'in araştırmalarından desteğini çekti. İnsanda cinsel davranışları nesnel ve bilimsel bir bakış açısıyla ilk kez inceleyen ve cinsel devrimin önünü açan adam, sapık olarak nitelendirildi. Teorileri komünist komplonun bir parçası olarak görüldü. Kinsey, 1956 yılında kalp krizinden öldü.

Yıl 2004... Kinsey'in bulguları sağlamlığını koruyor, ama Bush yönetimi başta olmak üzere muhafazakâr yaklaşımlar cinsel araştırmalardan hâlâ öcü gibi korkuyor. New York Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde psikiyatri profesörü "Sex Is Not a Natural Act/ Sex Doğal Bir Davranış Değildir" kitabının yazarı seksolog Leonore Tiefer, "Bush yönetimi AIDS, farklı cinsel yaşam biçimleri, çocuk ve ergen cinselliği üzerine yapılacak araştırmalar için hükümet fonlarında büyük kesintiye gitti" diyor, "Seksologların en büyük problemi araştırmalarına para bulmak. Hükümet ilgisiz, özel sektör ise sadece satabileceği farmakolojik ürünlerle ilgili araştırmaları desteklemek istiyor." Tiefer'e göre ideolojinin ve dinin bilimin işine fazla karışması yeni Kinsey'lerin yetişmesini engelliyor. Cinsellikle ilgili çalışmalara bu düşmanca yaklaşımdan en çok zarar gören de sonuç olarak, toplum sağlığı. Tiefer: "İnsanların cinselliği nasıl öğrendiğini, cinsel alışkanlıklarının nasıl değiştiğini incelemezsek onlara cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma yöntemlerini öğretebileceğimiz toplum sağlığı kampanyaları geliştiremeyiz. Kadınların ve erkeklerin cinsel yaşamla ilgili farklı değerlerini öğrenmezsek, erkeklerin değerlerini kadınlara empoze etme tehlikesine düşeriz. İnsanlar nasıl olsa cinsellikleriyle ilgili kişisel kararlar veriyorlar ve bu genellikle yanlış bilgilere dayanan kararlar oluyor."

Türkiye'nin durumu

Cinsellikle ilgili araştırmaların Türkiye'deki durumunu ise İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı'ndan, CETAD (Cinsel Eğitim, Tedavi Araştırma Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şahika Yüksel'e sorduk.

Türkiye'de cinsel araştırmalar var mı?

Araştırma için, mutlaka fon gerekiyor. Bu fon da üniversitelerde, araştırma merkezlerinde genel olarak yok, kendi yağlarıyla zor kavruluyorlar. O yüzden, bir araştırmak yapılmak istendiği zaman, daha çok ilaç sektörüyle ilişki kuruluyor. Onlar da tabii ki kendi ilgi alanlarına uygun, yani ilaç kullanımına yönelik araştırmaları tercih ediyor. Bu durumda, eğer ilaca yönelik değilse, bu tür araştırmalara fon bulmak son derece zor oluyor.

Araştırmalardan öte, cinselliği konuşuyor muyuz biz?

Türkiye'de cinsellikle ilgili konuları konuşmaya yeni yeni başladık. Kadın doğumcuların, ürologların, psikologların, psikiyatrların farklı bakış açılarından ortak çalışmalar yapmaları ve değerlendirmeleri gerekiyor. Yoksa, kısa devreli, sadece biyolojik olarak, cinselliğin uyarılım fazları şunlardır, şu noktada şu maddeyi vereceksin gibi teknik bir yaklaşım yeterli olmayacaktır. Doğru soruları soran ve cinselliğe geniş açıdan bakabilen uzmanlar araştırma planladığı zaman cinsellik araştırması düzgün bir araştırma olur.

Var mı böyle uzmanlar?

Yeterli sayıda olduğunu söylemek mümkün değil. Birçok tıp fakültesinde doktorlar, uzmanlar cinselliği ve cinsellikle ilgili konuları, sorunları -bir kadın doğum hastalığı ya da ürolojik problem olarak kastetmiyorum, psikolojik boyutlarından bahsediyorum- öğrenmeden yetişiyorlar. Soruları eksik soran doktorlar yetiştiriyoruz. Onun için CETAD gibi bir dernek var ve burada cinsellik konusunda uygun, düzgün çalışan klinisyenler ve düşünceler geliştirmeyi amaçladık. Burada araştırmalar da hedefleniyor ama bunu için şu an belirli bir fonumuz yok.

Cinsellikle ilgili araştırmalar niçin gerekli peki?

Cinsellik çok ideolojik bir konu. Kinsey zamanında da birçok araştırma aslında "geleneklere uygun" bir şeyler bulmak için yapılmış. Örneğin bilimsel olarak ispat edilmediği halde, Kinsey'in çalışma yaptığı yıllarda eşcinsellik hastalıktır, hormon eksikliğidir diye düşünülüp eşcinsel erkeklere testosteron hormonu verilmiş. Bugün bu tıbben gülünecek bir konu, çünkü hormon cinsel isteğin yönünü değiştiren bir şey değildir. Tersine, verilen kişiyi, eğer aktif bir cinsel hayatı yoksa, isteği de artırdığı için, aktif bir cinsel hayata geçirebilir. Bugün hâlâ bu tarz uygulamalar Türkiye'de olabiliyor ki, bu mesleği kötüye kullanmaktır. Cinselliğin doğal tarafları da var ama bilmediğimiz şeylerden keyif almamız çok da mümkün olmayabilir. Mutlu ve sağlıklı bir cinsel hayat için en önemli şey, cinsel eğitimdir.

Nasıl bir cinsel eğitim?

Bu yaşa göre değerlendirilecek bir şey. Örneğin ilkokul çağındaki bir çocuğun bedenini tanıması, üreme organlarını bilmesi gibi sade ve basit bilgilerin verilmesiyle başlamalı. Milli Eğitim Bakanlığı'yla Sağlık Bakanlığı'nın Dünya Sağlık Fonu'ndan alınan desteklerle ortaklaşa desteklediği birçok proje var fakat bunlar mahçup bir şekilde devrede. Cinsel eğitim diye bir ders yok, sağlık bilgileri diye bir dersin içinde cinsellikle ilgili konular, eğer o konuyu işleyecek öğretmen bulunursa senede 2-3 saat yapılıyor. Bunların uygulamasının bile bizim geleneklerimize uygun olup olmadığı garip bir şekilde tartışıldı.

Cinsellik geleneklere aykırı mı?

Cinselliği gelenekselliğin dışı diye düşünmek çok garip. Geleneksel olarak tanımlanan kişiler genellikle evlidir ve evliliğin içinde tabii ki cinsellik var. Evliliğin keyifli bir şekilde sürebilmesinde de cinselliğin payı hiç az değil. Bedenimizi erken yaştan itibaren bilmemiz, tanımamız, sevmemiz, dokunmamız sağlıklı bir cinsellik için önemlidir. Bugün Bush'un politikasında, Hıristiyanlığın tek eşli olması gerekçesiyle cinsel eğitim ve araştırmalara bütçe ayrılmaması gibi bir anlayış cinselliğe geleneksel bakan bütün kültürlerin paylaştığı bir yaklaşım ve bu hastalıklara sebep oluyor.


 

En çok okunan haber: Yaşam - Sağlık:
İlk gece korkusu


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder


"Cinselliğimizi araştıralım!" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Bağlantılar: Moda | Güncel Haberler | Astroloji | Diyet | Kariyer | Magazin | Sinema | Sağlık | Kadın Sağlığı | İlk Gece

İtiraf | En Uygun Tatil | Cinsellik | Evlilik | Yemek Tarifleri | Gelinlik - Abiye Modelleri | Yaşam - Sağlık | Moda - Stil
Tags | Uzmanlar | Kadınlar Kulübü | Kadınca Shop | Estetik | Bebek | Diyet | Güzeller | Arkadaş | Kozmetik | Zayıflama | Rx-1

Kullanım Hakları ve Gizlilik İlkeleri | RSS Beslemeleri | Reklam Verin | Bize Yazın | Haber Arşivi | Üye Ol

Kadınca : kadın ve kadınlara yönelik; kadınlar kulübü, aşk, evlilik, evlilik tavsiyeleri, cinsellik, güzellik, moda, trendler, makyaj, stil, anne, bebek, kariyer, yemek tarifleri, itiraf, ev-dekor, magazin, diyet, diyet programları, saç bakımı, rüya tabirleri, astroloji, estetik, egzersiz, kadınca dergisi, kadın sağlığı, genel sağlık, güncel haberler ve diğer konularının işlendiği interactive kadın dergisidir.


1280x1024 ekran çözünürlüğü ve true-color renk ayarı (Internet Explorer 6+ | Netscape 6+ | Firefox 2) ile izlenebilir | ABCREKLAM



Sayfa Üretimi: 0.087 Saniye