
Size bebeklerin nasıl yapıldığını soruyorsa...
2 yaşın altındaki çocuklar erkeklerle kızlar arasındaki farklı yeni yeni keşfetmeye başlarlar.
Fazla teknik terimler kullanmaktan kaçının.
Cinsel ilişkinin nasıl geliştiğini ayrıntısıyla anlatmanın bir yararı yoktur. Konudan kaçınmamaya özellikle özen gösterin. Çocuğa anne babası tarafından nereden geldiğinin açıklanması bilinç oluşumu açısından büyük önem taşır.
5 ila 6 yaşından itibaren çocuk bu konuyu ele alan kitaplardaki ayrıntılı açıklamalardan yararlanabilir.
‘Benden önce ne vardı?’
diyorsa...
Kökenlere ilişkin sorular durmadan çocukların zihnini kurcalar. Dokuz ay
karnınızda kaldığını kavradıktan sonra, çocuğunuzun bundan daha fazlasını bilmek
isteyeceği kesin. Peki ya öncesi? Onsuz nasıl var olabiliyordunuz? Sorgulamaları
sayesinde ona yaşam döngüsünün nasıl işlediğini açıklayabilirsiniz. ‘Sen bizim
istediğimiz çocuksun.’ diyerek içine su serpin. Bununla birlikte, çocuğunuzun bu
konulardaki sorularına ne kadar fazla yanıt verirseniz, ilgisi ve kafasındaki
soru işaretleri de o kadar artacaktır.
Ölümle ilgili sorularına nasıl yanıt vermelisiniz?
Çocukların ölüme dair soruları annelerin odukça canını sıkar. Bu kritik sorulara
yanıt verirken çocuğunuzun yaşını mutlaka göz önünde bulundurun.
Çocuklar iki yaşına dek ölümün gerçek anlamda farkına varamazlar. Buna karşın,
yokluk ve ayrılık onları üzer.
İki ila üç yaşları arasında çocuk oynadığı oyunlarda ölüm hakkında konuşmaya
başlar. Ölüm onun için daha çok hareketsizlikle eş anlamlıdır. Yani ölü olan şey
artık hareket etmeyen şeydir. Bu konu ona acı vermekten hala uzaktır.
Üç yaşından başlayarak çocuk günlük hayat aracılığıyla (yolda ezilmiş bir
güvercin, kuru bir yaprak) ölümü deneyimlemeye başlar. Ölüm sözcüğünü ağza
almayı gerektiren durumların sonu gelmez.
Dört ya da beş yaşından sonra çocuk ölümün geri dönüşü olmadığını kavrar.
Çizdiği resimlerde de bu temanın izleri büyük ölçüde görülür (hayaletler,
mezarlar, canavarlar...).
Beş yaşından sonra çocuk çok daha fazlasını bilmek ister. Öldükten sonra nereye
gideceğini, kendi kendine mi öleceğini kendine sorar. Bu sözcü onda artık çok
daha korku dolu hisler uyandırmaktadır.
Ölüm sözcüğünü kaç yaşından itibaren ağza almak gerekir?
Susmakla kötü olanı dile getirmek arasında, her zaman gerçeğin söylenebileceği
bir alan, çocuğun çektiği acıyı dikkate alan bir mevcudiyet vardır. ‘Köpeğin
gökyüzünde, deden bir yolculuğa çıktı’ gibi boş hayallerle ve yalanlarla dolu
ifadeler kullanmak işe yaramaz. Ölüm sözcüğünü gerçekleştiği anda ağza almak,
basit ve gerçeği yansıtan sözcüklerle ifade etmek gerekir.
Sizin de ölüp ölmeyeceğinizi soruyorsa...
Hazırlıklı olmadığınız takdirde bu soru sizi altüst edebilir. Bütün dünya bir
gün ölecek, yaşamın kuralı bu. Ona hala önünüzde uzun yıllar olduğunu, artık
aranızda olmayanların anılarda yaşadığını söyleyin.