
Bebeklere doğumunun 15. gününden itibaren uygulanan masaj, boy ve kilo artışını sağlıyor, uykuyu düzenleyerek bebeğin daha daha uzun süre uyumasını kolaylaştırıyor.
Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı'nda yapılan doktora çalışması, bebeklere doğumunun 15. gününden itibaren uygulanan masajın, boy ve kilo artışını sağladığı, uykuyu düzenleyerek bebeğin daha huzurlu ve daha uzun süre uyumasını kolaylaştırdığı sonucunu ortaya çıkardı.
9 ay süreyle Bornova Osmangazi Seher Şükrü Ergil Sağlık Ocağı'na gelen 60 bebek ve anneleri üzerinde yürütülen araştırma, bebeklerin evlerinde de sürdürüldü.
Sağlıklı ve ailelerinin sosyal ve demografik özellikleri, gelir düzeyleri, doğum şekli, doğum sırası, emzirme süreleri, bebeğe bakan kişi, evde yaşayan birey sayısı gibi değişkenler de dikkate alınarak 30 bebeğe masaj uygulanırken, aynı özelliklere sahip 30 bebek de test grubu olarak seçildi.
Araştırma kapsamına giren masaj grubu ve kontrol grubu bebeklerin 4. ayın sonunda gündüz, gece ve 24 saatlik uyku sürelerinde masaj grubu lehine anlamlı bir farklılık görülürken, yapılan analizde masaj ve kontrol grubu bebeklerin yalnızca gündüz uyku süreleri arasında farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu.
Araştırma Görevlisi Dr. Hatice Bal Yılmaz, "Doğumdan itibaren sevgi dolu, güven verici dokunuşlar ve kucaklamalar bir bebeğin sağlıklı gelişiminde ve
anne-babası ile daha sağlıklı bir etkileşim geliştirmesinde büyük önem taşır.
Bebek masajı da bu birliktelik için eşsiz bir fırsattır" dedi. Masaj
uygulamasının bebeklerin ağırlık ve boy artışları üzerinde anlamlı bir etkisi
olduğu, ayrıca bebek masajının erkek bebeklerin ağırlık ve boy artışında
kızlara oranla daha etkili olduğu saptandı.
Araştırmayı yürüten Dr. Hatice Bal Yılmaz, masaj uygulanan bebeklerin kontrol
grubuna göre daha fazla çevreyle ilgili, aktif ve canlı davranış sergilediklerini,
psiko-motor gelişim davranışlarından "annelerini gördüklerinde gülümseme,
sevgi sesleri çıkarmaya başlama (agulama), eline verilen nesneleri ağzına götürebilme
ve hareket eden cisim ya da kişileri takip etme sürelerinin" kontrol grubuna göre
daha erken gerçekleştiğini belirtti. Yılmaz ayrıca, masaj grubu bebeklerin
annelerinin durumluk kaygı düzeyleri ile masaj uygulaması arasında anlamlı bir
etkileşim olduğunun saptandığını da ifade etti.
Bebek masajı nasıl uygulanıyor?
Arş. Gör. Hatice Bal Yılmaz, bebek masajının, bebeğin doğumunu takip eden 15. günden
itibaren yapılabileceğini, ancak masaj için hijyenik ortamla birlikte oda sıcaklığı
ve masajı uygulayacak kişinin bazı kurallara uyması gerektiğini ifade ederek,
"Oda ısısının bebeği üşütecek kadar soğuk ve terletecek kadar sıcak
olmaması, odanın ışık alan aydınlık bir ortam olması gerekiyor. Masaj yapacak
kişinin el hijyeni, tırnaklarının kesilmiş olması ve cilt rahatsızlıklarının
bulunmaması önemli. Masaj yapacak kişinin rahat bir pozisyonda olması lazım. Bebeğin
de keyfinin yerinde olması gerekiyor. Ayrıca bebeğin herhangi bir rahatsızlığı,
ateşi, ağrısı, yarası olmamalı. Bebeğin cildi çok hassas olduğu için, ellerimizi
kayganlaştıracak bir bebek losyonu önerilebilir. Onun dışında küçük temiz bir
havlu, yedek bir havlu ve yedek bebek bezinin bulunması yararlı olacaktır" diye
konuştu.
Bebeğin masajına vücudun herhangi bir yerinden başlanabiliyor. Ancak bebeğin
hoşlandığı alan belirlendiğinde, bu bölgeden başlanması başarıyı
kolaylaştırıyor. Yüz masajı yapılırken, ele herhangi bir şey sürülmemesi gerektiğini
dile getiren Hatice Bal Yılmaz, "Ağız, gözler gibi bölgelere bir şey
bulaşmamalı" diyerek teknik bilgiler aktardı. Yılmaz, masajın mutlaka bir
uzmanın kontrolünde başlamasını önerdi. (İHA)