
Tuz şişmanlatır mı? Çok su içmek zayıflatır mı? Bu gibi sorular konusunda uzman sayılırız, çünkü hepimizin bunlar hakkında duyarak öğrendiği pek çok şey var. Peki ama bu bilgiler ne kadar doğru?
Diyet konusunda türlü bilgi var ağızdan ağıza dolaşan. Bunların bir kısmı doğru, bir kısmı da gerçekle ilgisi olmayan bilgiler. Bu nedenle, bu karmaşaya bir son verelim ve diyetle ilgili en sık sorulan sorulara söyle genel olarak bir bakalım dedik:
Şeker açlık duygusuna yol açar mı?
Vücudumuza aldığımız şeker bize sadece kalori verir. Bunun dışında vücut için hiçbir faydası yoktur. Şeker yenildiği zaman insülin salgılanımı uyrılacağı için açlık hissi uyandırır. Diyet yapan insanlar kan şekerlerinin düştüğünü bahane ederek şeker alımına ihtiyaçları olduğunu düşünürler. Oysa vücuda alınan tüm besinler ve şekerler glikoza dönüşmektedir. Bu yüzden kişi, hiç şeker yemese de diyete bağlı olarak kan şekeri düşmez.
Şeker haricinde kullanılan tatlandırıcılar da insan vücudunda ciddi sağlık sorunlarının nedenleri arasında yer alabiliyor. Uzun süre ve çok yüksek düzeyde alınan tatlandırıcıların kanser yapıcı etkisi olduğu görülmüştür. Bu ürünlerin insülin salınımı üzerinde şeker kadar etkileri yoktur, bu yüzden normal şekerden daha iyi oldukları düşünülebilir. Rafine beyaz
şeker yerine, daha az kalori içeren ve mineral tuzlarla vitaminler açsından da daha zengin
olan balı tercih etmek organizma açısından çok daha yararlıdır.
Zayıflama rejimlerinde önemli olan günde ne kadar kalori
alındığı mıdır?
Kalori hesabı yapmak zayıflamak isteyen bir kişi için şarttır ama kalorinin nasıl
alındığı önemlidir. Vücuda alınan kalorinin yüzde 12-15'i proteinlerden, yüzde
25-30'u yağlardan ve yüzde 50-60'ı karbonhidratlardan gelmelidir. 1 gram yağ 9 kalori,
1 gram protein ve karbonhidrat 4'er kalori vermektedir. Vücuda alınan karbonhidratların
ve proteinlerin fazlası da yağ olarak depo edilmektedir. Bütün kalorilerin vücutta
yaptığı etki ve kiloya dönüşme özelliği aynı değildir. Örneğin aldığımız
karbonhidrat, protein ve yağların kalori olarak harcanabilmesi için, önce glikoza
dönüşmeleri gerekmektedir. İlk önce glikoza dönüşen grup karbonhidratlardır. Daha
sonra yağlar ve proteinler glikoza dönüşür. Alınan kalori, harcanan kaloriden daha
az ise, harcanamayan glikozlar yağa dönüşerek, vücudun değişik yerlerinde depo
edilir. Kadınlarda daha çok kalçada depolanırken, erkeklerde göbekte depo edilir.
Atıştırmak formu bozar mı?
Gün içinde yemek zamanları dışında bir şeyler yiyor ve normalde 3 öğünden aldığınız
kaloriyi 4,5 hatta 6 küçük öğünde alıyorsanız bu atıştırmalar bir sorun
yaratmaz. Çünkü bu şekildeki bir beslenme düzeni, aşırı kalori almamanızı ve vücudunuzun
her öğünde sindirim olayı için daha çok kalori harcamasını sağlar. Fakat siz, her
öğünde yemeniz gerektiği kadarını yedikten sonra, abur cubur atıştırıyorsanız,
bu elbette kilo almanıza neden olacaktır.
Tuz şişmanlatır mı?
Tuz, vücudun su tutmasına yol açar, ancak vücuttaki yağ oranlarıyla hiçbir ilgisi
yoktur. Buna karşılık aşırı tuz kullanımı suyla beraber kişide şişkinlik
hissine yol açabilir. Bu yüzden özellikle adet dönemi öncesinde tuz kullanımında
aşırıya kaçılmaması tavsiye edilir. Öte yandan tuzun iştah açıcı etkisi göz
önünde tutulduğunda özellikle rejim yaparken neden tuzdan kaçınılması gerektiği
de ortaya çıkar. Dolayısıyla tuzun kilo alımı üzerinde doğrudan değil, dolaylı
bir etkisi vardır.
Sık yapılan ağır rejimler metabolizmayı bozar mı?
Ağır rejimler sadece metabolizmayı değil sindirim sisteminizi de bozar. Önce aşırı
bir kısıtlama, dolayısıyla ani kilo verme, ardından da aşırı yasaklar yüzünden
kontrolün kaybedilmesi ve ani kilo alımı gibi bir kısır döngüye girildiğinde
metabolizma sarsılır. Bunun sonucunda da doğal olarak aşırı kilo riski artar. Buna
bağlı olarak kişide yeme ihtiyacının tamamen ön plana çıktığı, pek çok
patolojik sorun ortaya çıkabilir. Bu durumda yapılması gereken; yavaş kilo verdiren,
kişiyi korkunç yasaklar içinde boğmayan ve hem yemek hem de rejim olayını yaşamın
tek unsuru haline getirmeyen rejimlere yönelmektir.