için psikolojik yardıma ihtiyaç duydukları anlaşıldı.
Özben, evlerin içinde yaşanan geçimsizlik, ayrılık ve boşanmaların çocuklar için ’’sarsıcı’’ olduğunu belirterek, araştırmanın, İzmir’deki 129’u kız, 67’si erkek olmak üzere toplam 196 lise öğrencisi üzerinde gerçekleştirildiğini bildirdi.
Depresyon eğilimi yaygın
Boşanmaların hızla artması ile birlikte ailenin boşanmaya
yüklediği anlam ve çocuğun uyum sorunları arasında ilişki doğduğuna işaret
eden Özben, boşanmış, ayrı ya da geçimsiz çiftlerin çocuklarının duygusal
sarsıntıyı atlatabilmeleri için sağlanacak yardımın büyük önem taşıdığını
ifade etti. Özben, çocukların da bu yardıma ihtiyaç duyduklarını ve psikolojik
desteğe sıcak baktıklarını anlatarak, şu bilgiyi verdi:
KADINCA.NET
’’Araştırmadan elde edilen sonuçlar arasında geçimsiz,
boşanmış ya da ayrı çiftlerin çocuklarının, birlikte olan çiftlerin
çocuklarına göre nevrotik ve antisosyal eğilim göstermeleri yer alıyor. Bu
çocuklar, birlikte yaşayan çiftlerin çocuklarına göre daha içe kapanık ve
depresyona eğilimli oluyor. Duygusal kararsızlık, hayattan zevk almama,
çeşitli psikotik belirtiler, bu çocukların büyük bölümünde görülüyor.’’
KADINCA.NET
Şiddetin tahribatı daha büyük
Aile içindeki geçimsizlik ve şiddetin de çocuklara, boşanmış
ya da ayrı çiftlerin çocukları ile benzer şekilde yansıdığına dikkati çeken
Özben, bu çocukların da duygusal sarsıntı yaşadığını anlattı. Özben, ’’Aile
içindeki şiddetli geçimsizlik ya da şiddet, anne babası ayrı yaşayan ya da
boşanmış çiftlerin çocuklarına yaptığı etkileri yapıyor. Özellikle şiddetin
yarattığı tahribat bazen boşanmış ya da ayrılmış çiftlerin yarattığı duygusal
sarsıntının çok üzerine de çıkabiliyor’’ diye konuştu.
KADINCA.NET
Şüheda Özben, çiftlerin beraberlik sorunlarının, çocukların
okul ve sosyal hayattaki başarısına doğrudan yansıdığını kaydetti