Horlama boşanma nedeni

Fazla kilo, sigara kullanımı, burun tıkanıklığı ve kemik eğriliği gibi nedenlerle görülebilen horlama boşanma sebepleri arasında yer alıyor.

06 Ocak 2015 Salı, 00:22

Fazla kilo, sigara kullanımı, burun tıkanıklığı ve kemik eğriliği gibi nedenlerle görülebilen horlama boşanma sebepleri arasında yer alıyor.
Uzmanlar, beslenme alışkanlıklarındaki değişiklik, televizyon karşısında geçirilen vakitlerde abur cubur tüketilmesi ve hareketsizliğin horlamaya davetiye çıkardığını belirtiyor.
Fazla kilo, sigara kullanımı, burun tıkanıklığı ve kemik eğriliği gibi nedenlerle ortaya çıkan ve genellikle hasta tarafından kabul edilmek istenmeyen horlama, ciddi bir sağlık problemi olduğu gibi aynı zamanda önemli bir aile sorunu da. Öyle ki KBB Uzmanı Op. Dr. Atilla Şengör, çiftlerin üçte birinin horlama nedeni ile yataklarını ayırdığını söylüyor.
Horlamanın, dönem dönem çiftlerin kâbusu olabildiğini vurgulayan Şengör, horlamanın genellikle birden çok nedeni olduğunu belirtiyor. Horlama kaynağının iyi araştırılması gerektiğine dikkat çeken Dr. Şengör, soruna yol açabilecek etkenleri anlatıyor’
“Horlamanın genellikle birden çok nedeni vardır. Horlamanın yani gürültülü solunumun oluşması için, havanın dar ve titreşen bir yerden hızla geçmesi gerekir. Solunum havasının geçtiği bölgelerde daralma, tıkanıklık veya sarkmalar varsa, bu durumlarda horlamaya eğilim artar. Örneğin; burun tıkanıklığına yol açan kemik-kıkırdak kaynaklı burun eğrilikleri, burun eti yani diğer adıyla “konka şişmesi”, sinüzitler veya çocuklarda görülen geniz eti sorunu gibi durumlar horlamaya yol açabilir.
YATMA POZİSYONU ETKİLİ
Yumuşak damak veya küçük dil sarkması, bademciklerin büyük olması, boğaz bölgesinde hava yolunu daraltabilir ve titreşmeyi artırarak horlamaya olumsuz yönde katkıda bulunur. Ayrıca özellikle fazla kilolu insanlarda dil ve boyun bölgesindeki yağ ve yumuşak dokuların artışı da, özellikle sırtüstü yatar pozisyonda boğaz bölgesine baskı yaparak horlamayı artırabilir. Ses telleri veya nefes borusundaki bazı hastalıklar daha çok hırıltı şeklinde seslere ve solunum sıkıntısına neden olur. Kulak burun boğaz alanında, horlamaya yol açan tüm bu sorunlar rutin muayenede kullanılan ince endoskoplarla doğrudan teşhis edilebilmektedir.
DÜZENSİZ UYKU VE SİGARA SORUNU TETİKLER
Kişinin yaşı, genel sağlık durumu, alkol kullanımı, bazı ilaçlar, uyku düzeni, sigara içip içmediği veya spor yapıp yapmadığı mutlaka göz önüne alınır. Hafif alkol alınması sonrası, kasların gevşemesi nedeniyle oluşan bir gecelik basit horlamalar veya nezle-grip sırasında geçici burun akıntısı ve tıkanıklığı nedeniyle oluşan horlamalar masum olabilmektedir.
Horlama boşanma nedeni
Fazla kilo, sigara kullanımı, burun tıkanıklığı ve kemik eğriliği gibi nedenlerle görülebilen horlama boşanma sebepleri arasında yer alıyor.
Uzmanlar, beslenme alışkanlıklarındaki değişiklik, televizyon karşısında geçirilen vakitlerde abur cubur tüketilmesi ve hareketsizliğin horlamaya davetiye çıkardığını belirtiyor.
Fazla kilo, sigara kullanımı, burun tıkanıklığı ve kemik eğriliği gibi nedenlerle ortaya çıkan ve genellikle hasta tarafından kabul edilmek istenmeyen horlama, ciddi bir sağlık problemi olduğu gibi aynı zamanda önemli bir aile sorunu da. Öyle ki KBB Uzmanı Op. Dr. Atilla Şengör, çiftlerin üçte birinin horlama nedeni ile yataklarını ayırdığını söylüyor.
Horlamanın, dönem dönem çiftlerin kâbusu olabildiğini vurgulayan Şengör, horlamanın genellikle birden çok nedeni olduğunu belirtiyor. Horlama kaynağının iyi araştırılması gerektiğine dikkat çeken Dr. Şengör, soruna yol açabilecek etkenleri anlatıyor’
“Horlamanın genellikle birden çok nedeni vardır. Horlamanın yani gürültülü solunumun oluşması için, havanın dar ve titreşen bir yerden hızla geçmesi gerekir. Solunum havasının geçtiği bölgelerde daralma, tıkanıklık veya sarkmalar varsa, bu durumlarda horlamaya eğilim artar. Örneğin; burun tıkanıklığına yol açan kemik-kıkırdak kaynaklı burun eğrilikleri, burun eti yani diğer adıyla “konka şişmesi”, sinüzitler veya çocuklarda görülen geniz eti sorunu gibi durumlar horlamaya yol açabilir.
YATMA POZİSYONU ETKİLİ
Yumuşak damak veya küçük dil sarkması, bademciklerin büyük olması, boğaz bölgesinde hava yolunu daraltabilir ve titreşmeyi artırarak horlamaya olumsuz yönde katkıda bulunur. Ayrıca özellikle fazla kilolu insanlarda dil ve boyun bölgesindeki yağ ve yumuşak dokuların artışı da, özellikle sırtüstü yatar pozisyonda boğaz bölgesine baskı yaparak horlamayı artırabilir. Ses telleri veya nefes borusundaki bazı hastalıklar daha çok hırıltı şeklinde seslere ve solunum sıkıntısına neden olur. Kulak burun boğaz alanında, horlamaya yol açan tüm bu sorunlar rutin muayenede kullanılan ince endoskoplarla doğrudan teşhis edilebilmektedir.
DÜZENSİZ UYKU VE SİGARA SORUNU TETİKLER
Kişinin yaşı, genel sağlık durumu, alkol kullanımı, bazı ilaçlar, uyku düzeni, sigara içip içmediği veya spor yapıp yapmadığı mutlaka göz önüne alınır. Hafif alkol alınması sonrası, kasların gevşemesi nedeniyle oluşan bir gecelik basit horlamalar veya nezle-grip sırasında geçici burun akıntısı ve tıkanıklığı nedeniyle oluşan horlamalar masum olabilmektedir.
EVLİLİK REHAVETİ HORLAMAYA NEDEN OLABİLİR
Yaş ilerledikçe vücutta pek çok dokuda sarkma, gevşeme, kas kitlesinde azalma görülebilir. Kişiye 20’li yaşlarında horlaması olup olmadığı sorulduğunda, alınan cevap eğer “yoktu” ise, bu durumda zaman içinde neyin değiştiğini belirlemek gerekir. Bu değişikliğin evli çiftler için, genellikle evlendikten sonra rehavete kavuşmaları ile beslenme alışkanlıklarının değişmesi, televizyon karşısında oturularak abur-cubur yenmesi ve hareketliliklerinin azalması olduğunu söylemek yanlış olmaz. Vücut formu kaybedildiğinde çok sayıda kasla çevrili olan boğaz, gırtlak, dil ve yumuşak damak bölgelerinde de değişimler-gevşemeler olur ve horlama meydana gelir.”
VAKİT GEÇİRMEDEN UZMAN YARDIMI ALINMALI
Op. Dr. Atilla Şengör, horlama nedenleri arasında uyku apnesinin de önemli yer tuttuğunu belirtiyor ve horlamanın depresyon, kilo artışı gibi sonuçlar doğurabileceğinin altını çiziyor’
“Kişide ergenlik yaşlarında da horlama varsa, bu durumda endoskopik muayenede zaten kolaylıkla görebileceğimiz anatomik bir sorun olması beklenir. Bu aşamada horlama ile yakın ilişkide olan benzer fakat daha ayrıntılı ele alınması gerekli olan uyku-apne hastalığına da değinmek gerekir. Bu hastalık aynı şekilde solunum yolundaki daralmalar (obstrüktif uyku-apne) nedeniyle de olabildiği gibi; merkezden yani beyinden “solunum yap” uyarısının azaldığı (santral uyku apne) durumlarda da olabilir. Uykuda soluk durmalarının görüldüğü bu hastalık uyku laboratuvarlarında yapılan testlerle belirlenebilir ve KBB uzmanları tarafından basit horlamadan farklı olarak ele alınır. Horlama sonuçta soluk alıp vermenin hafif veya şiddetli bir şekilde engellenmesi nedeniyle olur. Bu durumda kişinin sağlıklı ve dinlendirici bir uyku uyuduğunu söylemek zordur. Yeterli oksijen alınamamasına bağlı olarak gece kasılmalar (huzursuz bacak, diş sıkma-gıcırdatma, bel ve sırt ağrıları), yorgun kalkma, gündüz uyuklama, dikkat dağınıklığı ve güçsüzlük gibi yakınmalar bulunabilir. Bu durumlar spor yapma isteğini azaltır, kilo alımına yol açabilir ve kişiyi kısırdöngü ve depresyona sokabilir.”
YAŞAM TARZI TEDAVİNİN ÖNEMLİ AYAĞINI OLUŞTURUYOR
Tedavide başarılı sonuç almak için horlamaya neden olan sorunların bütüncül olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Şengör’ün tedavi yöntemleri hakkında verdiği bilgiler ise şöyle’
“Burun tıkanıklığını ortadan kaldırırken, kişiyi genel sağlığını düzeltecek önlemleri almaya da yönlendirmek gerekir. Spor ve hareketliliği artırarak genel vücut kas gerginliğini artırmak da tedavinin bir parçasıdır. Düzenli-sağlıklı beslenme alışkanlığı ve kilo verilmesi, pek çok hastada horlamayı ortadan kaldırabilir. Burun tıkanıklığının nedeninin çoğu kez kemik-kıkırdak eğriliklerine bağlı olduğu sanılır. Bu böyle olmadığı gibi, her burun eğriliği de ameliyat gerektirecek şiddette değildir. Horlama hastalarında burun eti (konka) şişmeleri daha sık görülmektedir ve bu dokular, eğer ilaçla tedavi ile küçülmüyorlarsa, günümüzde konkalar lazer yardımıyla küçülterek burun tıkanıklığı kalıcı olarak tedavi edilebilmektedir.
NEDENE YÖNELİK TEDAVİ UYGULANIYOR
Yumuşak damak sarkmaları ve/veya bademcikler ileri boyuttaysa bunları da aynı seansta ele alınmaktadır. Uyku-apne hastalarında uyku laboratuvarı sonucuna göre CPAP (uyku maskesi) önerilen hastaların bu maskeyi kullanabilmeleri için, burun solunumunu sağlıklı olarak yapabiliyor olmaları gerekir. Bu hastalarda da yine nedene yönelik tedavi ile burun tıkanıklığını giderilerek uyku maskesini etkin bir şekilde kullanabilmeleri sağlanmaktadır. Solunum problemi düzelen, uykuda oksijen kullanımı artırılabilen hastalar, bu sayede yağlarını yakarak kilo da verebilmekte ve genel vücut sağlıklarına daha kısa sürede kavuşabilmektedir. Ayrıca horlama ortadan kalkıp, vücut formları düzeldiğinde evlilik yaşantılarında da gelişme sağlanabilmektedir.”

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...