By kadınca | Mayıs 13, 2008

Kanada’da şirketler göçmenlere ayrımcılık yapıyor mu?

Kanada ile ilgili çok az bilgiye sahip olan birisi dahi Kanada’nın göçmen alan bir ülke olduğunu biliyordur. Düşünün Türkiye’nin 12 katı büyüklüğünde bir coğrafyada Türkiye’nin yarısından daha az insan yaşıyor. Bunun ötesinde okuduğum kadarıyla 2011 yılında Kanada iş piyasalarının büyüyebilmesi için tek yol göçmen iş gücü olacakmış. Kanada’da kadın başına doğum oranı 1,5 çocuk ve nüfusun artması için bu oranın 2,1′in üzerinde olması gerekiyor.

Bu bilgilerin dışında Kanada’nın çok detaylı göçmenlik prosedürleri, koyduğu yüksek kriterler (lise mezunu bir adayın nitelikli çalışan kategorisinde başvurabilmek için gerekli puanı tutturamasının çok zor olması) insana tüm bu engelleri geçip Kanada’ya ayak bastığında her şeyin çok kolay olacağı izlenimini veriyor.

Kanada’ya ayak bastıktan sonra yaşanan birinci şok hesap açtığınız bankanın size ilk etapta kredi kartı vermemesi oluyor (tavsiyem hesabınızı açarken pazarlık yapıp kredi kartı vermezlerse başka bankaya gidebileceğinizi söylemeniz. İşe yarayacağına inanıyorum). Daha sonra ev kiralarken kanunen hakları olmadığı halde size bankada mevcut paranızı sorabilecek kiralama şirketi elemanlarıyla karşılaşmak mümkün olabiliyor (ev kiralamadan önce eyaletinizin ‘rental board’unun internet sitesine girip ev kiralarken kiralama şirketlerinin sizden istemeye hakları oldukları bilgileri öğrenin ve eğer sizden başka türlü bilgiler isterler veya ödeme koşulları talep ederlerse nazikçe bunlara hakları olmadıkları için bu bilgileri ya da koşulları yerine getirmeyeceğinizi ve kanunlara uygun koşullarda eve yahut kiralık daireye talip olduğunuzu belirtmenizi tavsiye ederim).

İş arama sürecinde karşılaşacağınız zorluklar mesleğinize göre, başvurduğunuz şirketlere göre ve sizin niteliklerinize, tecrübelerinize göre çok büyük farklılıklar gösterecektir. Ben özellikle bu konuda hepimizin aklına gelebilecek “Acaba Türk olduğum için ya da buralı olmadığım için ayrımcılık görecek miyim?” sorusuna cevap vermeye çalışacağım ki iş arama sürecinde buna göre doğru taktikleri geliştirip iş bulabilesiniz.

Kanada’da açık şekilde ayrımcılık (ki bu kapsamın içine yaş, cinsiyet, medeni hal, renk, din, ırk, etnik köken, geldiğiniz yer, politik görüşleriniz, cinsel tercihleriniz, fiziksel veya akli özür, hamilelik girer) yasalarla engellenmiştir. Ayrımcılıktan kanunlarla korunma bir işverenle olan ilişkinizin tüm etaplarını; yani işe alınmadan önce, çalışırken ve iş ilişkinizin bittiği dönemleri kapsar. Mesela bir işveren “30 yaşını aşmamış anadili İngilizce olan bayan sekreter arıyorum” şeklinde bir gazete ilanı veremez. Ancak vermiş olduğu ilanına gelen başvurulardan anadili İngilizce olmayan erkek adayları elemesine kimse bir şey diyemez. Olaya bu açıdan baktığımız zaman ayrımcılık mutlaka yapılıyor. Yani bir işveren bir Müslüman’ı işe almak istemiyorsa ismi Muhammet, Ahmet olan tüm özgeçmişleri iş görüşmesine bile çağırmadan baştan eleyecektir. Bu konuda şahsen şahit olduğum en güzel örnek, uzun süre iş arayan bir arkadaşımızın özgeçmişinde sadece kendi öz ismi yerine Sheron ismini kullanmasıyla bir anda bir sürü iş görüşmesine çağırılması olmuştur.

Bu ayrımcılığın sadece yabancılara yapıldığını düşünmeyin. Kanada’da şirket sahibi bir Hintli Kanada’da doğmuş, eğitim görmüş bir Pakistanlı’yı işe almayı düşünmeyebilir ya da bir Fransız şirketi İngiliz bir adayın başvurusunu, yalnızca isimine bakarak baştan eleyebilir; ki en çok rastlanan örnek de budur. Yahudiler tarafından işletilen bir şirket Filistinli bir göçmen adayına şans tanımayabilir. Peki, bu karmaşık durumdan ne şekilde çıkabilirsiniz?

Öncelikle çok uluslu ya da değişik kültürlere açık şirketlere başvurmayı tercih edin. Mesela Montreal’deki Ericsson firmasının insan kaynakları müdürü net olarak değişik kültürden insanları çalıştırmanın firmasını daha güçlendireceğine inanan bir düşünce yapısına sahip olduğunu her durumda ifade eden bir yöneticidir. İşte bu yapıda olan firmalar değişik ‘background’lardan gelen çalışanlara şans tanıyacaklardır. Siz de ilk etapta bulunduğunuz eyalette insan kaynakları haberlerini takip ederken ya da başvuracağınız şirketin internet sitesini ziyaret ederken, kurumun yapısının değişik uluslardan adaylara açık olduğunun sinyallerini bulmaya çalışın.

Bir şirkette çalışan sayısı arttıkça şirketin değişik kültürlere açık hale gelmesi Kanada gibi bir göçmen ülkesinde kaçınılmaz hale geliyor. İyi haber 500 ve üzerinde çalışana sahip şirketler 2006 yılında 14 milyona yaklaşan Kanada iş gücünün yüzde 44,47’sini istihdam ediyor.

Yazı: Ömer Tulu Tezcan

Topics: Kariyer Planlama |

Leave a Comment

Name:

E-Mail :

Website :

Comments :