Makyaj yapmak orucu bozar mı

Krem sürmek, makyaj yapmak veya yaptırmak orucu bozmaz

07 Aralık 2014 Pazar, 15:02

Peygamberimizin zamanında şimdiki gibi makyaj malzemesi yoktu ama o dönemin de kendine özgü süslenme türleri mevcuttu. Bunlardan birisi göze sürme çekmektir.
Peygamberimizin sahabilerinden Enes bin Malik anlatıyor’
“Bir adam Peygamberimize geldi ve Ey Allah’ın Resulü, gözüm ağrıyor, oruçlu olduğum halde sürme çekiyorum, bu orucumu bozar mı?” diye sordu
Peygamber Efendimiz de “Hayır bozmaz” buyurdular. (Tirmizî, Savm’30.)
Fakat yüze sürülen makyaj malzemeleri, herhangi bir şekilde ağız ya da burun yoluyla boğaza ulaşır ve yutulursa oruç bozulur.
Deri üzerindeki gözenekler ve deri altındaki kılcal damarlar yoluyla vücuda sürülen merhem ve benzeri şeyler emilerek kana karışır. Fakat cildin bu emişi, çok az ve yavaş olur
Diğer yandan bu durum yeme içme anlamına da gelmiyor. Bunun için, deri üzerine sürülen merhem, yapıştırılan ilaçlı bantlar orucu bozmaz.
Bu arada parfüm kullanmak, kolonya sürünmek ve esans koklamak oruca bir zarar vermez. Çünkü kokunun burunla hissedilmesi ve boğaza kadar varması oruca zarar verecek, bozacak bir durum değildir.
Kan vermek oruca zarar verir mi?
Peygamberimiz bir hadislerinde üç şeyin orucu bozmayacağını ifade ediyor’
Birisi hacamat olmak, bugünkü ifadesiyle kan aldırmak, diğer ikisi de kusmak ve ihtilam olmaktır.
Ama kan almak, kan vermek gibi değildir. Kan almak orucu bozar. Çünkü vücudun dışından vücuda besleyici bir madde girmiş oluyor. Diğer yandan zaten kan verilen kimse hasta olduğundan oruç tutması da gerekmiyor.
Nimetlere ödenecek bedel
Ramazan ayı nimetleri göndereni tanıtıyor bize.
Nimetlerin gerçek Sahibi ne vermemiş ki, ne ikramlar yapmamış ki…
Yeryüzü bir nimetler sofrası halinde. Rızkın her türlüsünü istifademize sunmuş. Yüzlerce yiyecekleri, içecekleri, mevsimine göre dizi dizi önümüze sermiş.
Baharla birlikte biri biterken diğeri gelen o güzelim sebzeler, meyveler…
Herkese yetecek, artacak kadar çok vermiş, bolca göndermiş.
Satın aldığımız her nimet için manava, bakkala bir bedel veriyoruz.
Ya onu topraktan çıkarana, ağaçların başına asana, görüntüsü, tadı ve lezzetiyle bize takdim edene nasıl bir bedel ödeyeceğiz?
Bu nimetlerin tek bedeli, tek ücreti ve tek fiyatı vardır, o da şükür.
Verene şükür, yaratana şükür ve her sene aynısını gönderene şükürler, teşekkürler…
“O’na teşekkür etmek ise o nimetleri doğrudan doğruya O’ndan bilmek, o nimetlerin kıymetini takdir etmek ve o nimetlere kendi ihtiyacını hissetmekle olur.”
 

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...