Nebahat Çehre: 90 yaşındaki annemden tüyo alırım

Ünlü oyuncu Nebahat Çehre, kıskandıran güzelliğinin sırrını anlattı.

27 Aralık 2014 Cumartesi, 22:44

15 yaşında Türkiye Güzeli seçildi, Dünya Güzellik Yarışması’nda ülkemizi temsil etti. Şimdilerde 70’li yaşlarının başında. Emsalleri çoktan kucağına battaniyeyi çekmiş cam kenarındaki yerini almışken o küllerinden tekrar doğdu. Bırakın gençlere taş çıkartmasını katıldığı her davette onları gölgede bırakacak kadar farklı bir kadın o.
Nebahat Çehre oyunculuğu kadar tarzı, havası, duruşuyla da konuşulan kadınlardan… Giyimi, kuşamı, fiziğinin yanı sıra her fotoğraf karesine damgasını vuran poz verme stiliyle de birçok kadına ilham olan Çehre, samimi açıklamalarda bulundu.
Güzel Oyuncu Nebahat Çehre-Foto Galeri
İşte Nebahat Çehre’nin Sabah’a verdiği röportajdan ara başlıklar…
“BU BENİM DOĞAL HALİM”
– Farklı bir havanız, duruşunuz var… Hep mi böyleydiniz, yoksa öğrenilmiş bir şey mi?
-Galiba bu benim doğal halim. Biraz anneme çekmişim. Annemde de o aura var. Hoş, giydiğini taşıyan bir kadın. Sanırım ona çekmişim… 15 yaşımda Türkiye Güzeli seçilmeden önce, görücü gelmeye başlamıştı. Yürüyüşüm, duruşum, tarzım o günlerde de fark ediliyordu. Bir memur çocuğuydum, paramız da yoktu, vasat giyinen biriydim. Ama yakıştırmasını biliyordum. Şimdilerde şaşırıyorum bu ilgiye… Sokakta insanlar görüyor, iltifat ediyorlar… Beni en çok mutlu eden iki neslin birden aynı ilgiyi göstermesi.

“90 YAŞINDAKİ ANNEMDEN TÜYOLARI ALIRIM”
– Annenizi merak ettim. Sanırım ondan epey esinlenmişsiniz…
– 90’larına geldi… Aydın bir kadın, arada bir “Yaşlandım artık” dediğimde bana kızar, “Ne demek yaşlandım, niye yaş lafı ediyorsun. Ben kabul etmiyorum sen nereden çıkarıyorsun?” diyor. Tüyoları vardır onun; “Bir kadın sabah kalkınca hafif allığını sürmeli, gözlerine kalemini çekmeli” der hep. Bir de “Sakın kaşlarını inceltme” diye uyarır! Bir ara modaydı, herkes ince kaşla geziyordu. Kıyameti kopardı. Ama dinlemedim onu ve incelttim kaşlarımı. Şimdi bir bakıyorum en kötü fotoğraflarım o zaman çekilmiş… Yakışanı bilen bir kadındır ve onu empoze eder annem.
“BİR KEZ ESTETİK YAPTIRDIM”
– Siz de var mı estetik?
– Sekiz sene önce bir kez Paris’te yaptırdım. İki sene sonra düştü. Gittim sordum doktora. Elastiki bir cildim yokmuş, iki yıl sürmesi bile iyiymiş. “Güzel kadınsın, bırak böyle yaşa” dedi. Gözlerime hiçbir şey yapılmadı. Gözlerime birkaç yıl sonra belki yaptırırım. Çehreme dokundurtmam. Cildime de baktığım söylenemez. Kremlerimi sürerim ama daha cilt bakımı yaptırtmadım.
“CANAN KARATAY KIYASLAMASI BENİ UTANDIRDI”
– Canan Karatay’la caps’lerinize ne diyorsunuz?
– Bir profesör bu kadın, çok saygı duyuyorum. Ne alaka bizi biraraya getirmek. Onun bir misyonu var sağlık adına, benim misyonum iyi görünmek. O eğitim veren biri, ben öyle kişilere hayranım. Keşke benim de bir eğitimim olsa da, eğitim versem. O kıyaslama beni utandırdı!

“ZENGİNLİĞE SIRTIMI DAYAMAM”
– Eviniz de sizin gibi şık mı?
– Nebahat Çehre deyince havuzlu bir villa, şaşaa falan bekliyor insanlar. Evliliğimde bunu yaşadım, yalılarda yaşadım ama hiçbir zaman kendi paramla o olanaklarım olmadı. 165 metrekare, sade döşenmiş bir evde oturuyorum. Hayatta beni maddi değişimler şaşırtmaz. Duygu benim için çok önemli. Bir şey hissetmediğim insan dünyayı verse karşısında yemek bile yiyemem. İki evliliğim de sevgi üzerine kuruldu. Benim için maddiyat değil, o gece o odayı paylaşmanın huzurudur önemli olan. Şöhrete de, zenginliğe de sırtımı dayamam, hepsi bir anda bitecek şeyler. Çok yoksul hayat da yaşayabilirim, sağlığım yerinde olsun, dostlarım yanımda olsun. Giderim, domatesimi eker yaşarım.
“ŞİLE’DE AKREPLİ BİR EVDE YAŞADIM”
İkinci evliliğimde yalıyı terk ettim, Şile’de akrepli bir evde yaşadım. Çok sevdiğim bir adamı bıraktım ama iç huzurum yoktu. Arkamı dönmeden giderim, gittiğim yerde de çok iyi yaşarım. Teknelerin olur, özel uçağın olur, yalılarda yaşarsın, huzurun yoksa önemi yok! Bazı kadınları da bunlar mutlu eder. Beni etmiyor! Duygu kadınıyım ben.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...