Polikistik over nedir

Adet düzensizliği, tüylenme, gebe kalamama, zor gebe kalma, kilo alma, sivilcelenme…

07 Aralık 2014 Pazar, 15:55

Polikistik over sendromu (PCOS) ilk kez 1935’de Stein ve Leventhal tarafınca obesite,amenore ve hirsutizm triadı olarak tanımlanmıştır.PCOS olgularında overde gözle dahi görülür”kist”lerin varlığı da bu yazarlar tarafınca belirtilmiştir. Stein ve Leventhal tarafınca tanımlanan olgular,günümüzde kullanılan tanım kriterlerine göre PCOS’lu olguların ancak bir kısmnı oluşturmaktadır.Bu sendromu aşırı tüylenme, adet görememe, gebe kalamama, aşırı kilo alma ve diğer bazı belirtilerden oluşan bir durum olarak bahsetmişler ve overlerde oluşan çok sayıda kistik oluşumdan söz etmişlerdir.
Polikistik,kelime olarak ”çok sayıda kist” anlamına gelen ve bu durumu tarif etmek için kullanılan bir kelimedir.Polikistik over kadınların yaklaşık %5 gibi bir oranında görülen ve çoğu zaman belirti veren,uzun vadede çıkabilecek sorunlar için oldukça etkikl önlemler alınabilen bir rahatsızlıktır. Polikisitik over,yumurtalıklarda birtakım nedenlerle oluşan bir hormonal ortam dengesizliği sonucu yumurtlamanın bozulması ve yumurtalıklardan aşırı miktarlarda androjen yani erkeklik hormonu salgılaması durumudur.Ayrıca kan şekerinin normal sınırlar içerisinde kalmasını sağlayan insülin hormonu metobolizmasında da bozukluk söz konusu olabildiğinden sanıldığının aksine yalnızca bir adet düzensizlği ve tüylenme olayı ile sınırlanmayıp,aslında tüm vücudu etkileyebilen bir metabolizma hastalığıdır.
Normal bir adet döngüsünün ilk gününden itibaren olgunlaşmaya başlayan yumurta hücresini barındıran içi sıvı dolu kesecik olan folikül ,çeşitli nedenlerle gelişememekte ve gelişiminin yarıda kalması her seferinde yumurtalıklardan birinde milimetrik boyutlarda bir kistin oluşmasıyla sonuçlanmaktadır. Polikistik over,tüylenme ,adet düzensizlği ,gebe kalamama,şişmanlama gibi belirtilerle seyrettiğinde Polikistik Over Sendromu adını alır.Bu sendrom genetik nedenli bir hastalık olmasından dolayı tedavi etmek hemen hemen imkansız olmakla birlikte,var olan şikayetlere çözüm bulunabilmektedir.Yakın bir zamanda yapılan bir çalışmada ,PCOS ‘lu olguların erkek akrabalarında prematür saç kaybı olması,geçişin otozomal dominant olduğunu göstermiştir.
BELİRTİLERİ NELERDİR?
Polikistik ove sendromu,düzenli yumurtlama olmaması ve buna bağlı olarak adet düzensizliği ve vücutta androjen yani erkeklik hormonunun artmasının neden olduğu sonuçlarla kendini gösterir.Erkeklik hormonunun fazla olması nedeni ile deri yağlanması ve akneler ortaya çıkar,vücutta erkeksi tüylenme denilen yanaklarda ve dudakların üst kısmında tüylenme gözlenir Bu kıllanma göğsün ortasında ,çevresinde ve karnın alt kısmı  ile bacakların üst kısımlarında daha belirgindir. PCOS ve polikistik over (PCO) farklı kavramlardır.Polikistik over ,ultrasonografik bir tanım olup,büyük periferinde inci tanesi gibi,2-8 mm çaplı 10’un üzerinde folikül ve artmış over stroması ile karakterizedir.PCOS ‘lu tüm olgularda PCO görünümü olmayabileceği gibi,her PCO’lu olgu PCOS olmayabilir.
PCOS’UN UZUN DÖNEM RİSKLERİ’
1.Obezite’ Obezitenin androjen yüksekliği yani hiperandrojenemiden önce mi yoksa sonra mı geliştiği konusu tartışmalıdır.Bazı hayvan datası,androjenlerin obeziteyi arttıracağını gösteriyorsa da,PCOS ‘lu çoğu olgu,puberte öncesinde obezdir. Obez ve zayıf PCOS ‘lu olguların belli bir kısmında insülin rezistansı gözlenmektedir.Bu da PCOS ‘da Tip İİ diabet gelişme riskini arttırmaktadır.Bir retrospektif,kohort çalışmada, PCOS’lu olgularda 22-31 yıllık takipte diabetes gelişme riski %15 olarak bildirilmiştir.
2.Hipertansiyon’ PCOS,hiperinsülinemi,hipertansiyon,hiperlipidemi ve koroner arter hastalığı gelişimi için yüksek bir risk faktörüdür.
3.Hiperlipidemi ve koroner arter hastalığı’ PCOS’da koroner arter hastalığı için risk teşkil edecek lipid profili izlenir.Androjenler ve insülin,bağımsız ve sinerjistik etki ilen olumsuz lipid profiline neden olmaktadır.
4.Endometrial karsinom’ Kronik anovulasyon,endometrial karsinom için bilinen bir risk faktörüdür.PCOS’da progesteron ile karşılanmamış hiperestrojenemi,endometrial karsinom için bir risk faktörü oluşturur.Erken tanı ve uygun siklik progesteron tedavisi ile bu riski ortadan kaldırmak mümkündür.Uzun süreli adet düzensizlikleri endometrium (rahim içini döşeyen doku)kanseri riskini arttırır.Yumurtlama olmadığı için endometrium üzerinde progesteron hormonu desteği olmaz.Bu nedenle endometrium uzun süre sadece östrojene mahruz kalır.Böylece kanser riski artar. Bütün bu risk faktörleri,PCOS’un sadece hormonal bir bozukluk olmadığı,aynı zamanda uzun dönemli metabolik risk faktörleri içerdiğini göstermektedir.
TEDAVİ’ PCOS’un taedavisi fertilite arzusu ve hastanın semptom ve kozmetik şikayetlerine göre planlanır.Unutulmaması gereken bir gerçek,PCOS’da tüm tedavi seçeneklerinin,diğer endokrinopatilerde olduğu gibi,ampirik olduğudur. Ovulasyon indüksiyonu’ Gebelik isteği olan olgularda ovulasyon indüksiyonu yapılır. Bu amaçla ilk tedavi seçeneği clomiphene citrate’dır.Bu tedavi ile altı ay içinde gereğinde artan dozlar ile,%80 olguda ovulasyon,%40 olguda ise gebelik elde edilir. Fazla kilolar hem PCOS’lu hem de PCOS olmayan hastalarda adet problemlerine yol açan Nedenlerden biridir.Yağ dokusunda fazla miktarda östrojen üretilmesi sebebi ile yumurtlama bozuklukları görülür.Obez hastalarda %5 civarında bir kilo kaybı genelde yumurtlamanın başlaması için yeterli olmaktadır
Hirsutizm’ Androjen adı verilen erkeklik hormonlarının fazlalığına bağlı olarak ortaya çıkan hirsutizm (tüylenme) PCOS ‘lu olgularda sık olarak görülen bir durumdur.
Değişik bir medikal tedavi ajanları hirsutizm tedavisinde kullanılabilir. Bu ajanlar içerisinde OKS dediğimiz doğum kontrol hapları kandaki androjen düzeylerini düşürdüğünden yeni tüy çıkmasını engelleyebilirler.Bu amaçla en sık kullanılan ilaç cyproterone asetat adı verilen bir maddedir.Hirsutizm tedavisinde başarı için en az 8-18 ay gibi uzun süreli bir tedavi gerekebilir.
PCOS,günümüzde fizyopatolojisi halen tartışmaya açık,önemli,uzun dönemli riskler içeren bir hastalıktır.PCOS’u olan kadiınlara gebelik sonrası da jinekolojik takipleri bırakmamaları ve yıllık muayenelere devam etmeleri önerilmektedir.Bu hastalarda ileri yaşlarda şeker hastalığı başta olmak üzere bazı hastalıkların gelişimi söz konusu olabilmektedir.Bu nedenle aşırı kilo alımı önlenmeli ve gerekmesi halinde de ilaç desteği alınarak düzenli adet görmeleri sağlanmalıdır.
Bir kısım hastada tedavi yeterli olamamakta,bu noktada iğnelerle yumurtlama işlemi gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır.Bu yöntemden de sonuç alınamaması durumunda bu hastalarda IUI yani aşılama ya da in vitro fertilizasyon (IVF)-tüp bebek tedavisine geçilmektedir.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...