‘Üreme kabiliyeti şansa bırakılmamalı’

Son rakamlara göre bir yıl korunmadan cinsel ilişkiye girilmesine rağmen 100 çiftten 15’i çocuk sahibi olamıyor.

27 Aralık 2014 Cumartesi, 22:20

Modern yaşam koşullarına bağlı olarak üreme yeteneğinin gittikçe azaldığını söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, ”Sadece evliler değil bekarlar da üreme sağlığını kontrol ettirmeli, üreme kabiliyeti şansa bırakılmamalı” dedi.

Tüp bebek tedavisine başvuran çiftlerin sayısı her geçen gün artıyor. Avrupa Birliği’nin 2013 raporuna göre, 2050 yılında artan infertilite nedeniyle çocukların çoğu tüp bebek yöntemi ile dünyaya gelecek. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, üreme sağlığının şansa bırakılmaması gerektiğini belirtiyor ve şunları söylüyor’

”Evlenecek çiftlerden nikah işlemleri sırasında doğacak çocukların sağlıklı olması için HBsAg (bulaşıcı sarılık), anti-HIV (AIDS) ve kan grubu testleri yaptırmaları isteniyor. Buradaki yanılgı; çiftlerin sanki çocuk sahibi olmaları garantiymiş gibi davranılması. Oysa üreme yeteneği gelişen modern yaşam koşulları ve değişen beslenme şekline bağlı olarak gittikçe azalıyor ve azalmaya devam etmekte. Üreme sağlığının korunması yakın bir gelecekte devlet sağlık politikası haline getirilmesi gerekecek. Çünkü 100 yıl önce sperm sayısı mililitrede 100-120 milyonken, birçok erkekte bu sayı 15 milyona düştü. Bu gittikçe kısırlaşıldığının somut bir göstergesidir. Son rakamlara göre bir yıl korunmadan cinsel ilişkiye girilmesine rağmen 100 çiftten 15’i çocuk sahibi olamıyor.”

Ne yapmak gerekiyor

“Öncelikle sanki çocuk sahibi olmak garantiymiş gibi düşünceden vazgeçilmesi gerek. Evlilik ve çocuk planlayan kişiler evlenmeyi beklemeden mutlaka gerekli testleri yaptırmalıdır. Burada uzman doktor yönlendirmesi de çok önemlidir.”

Yapılması gereken testler 

Hem kadınların hem de erkeklerin evlilik öncesinde üreme sağlığını mutlaka kontrol ettirmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Tıraş, erkekler için bu kontrolün çok daha kolay ve kısa sürede gerçekleşebildiğini söylüyor’ ”Erkeğin bir merkezde yaptıracağı sperm testi üreme sağlığı ile ilgili bilgiye ulaşmakta yeterli sayılabilir. Kadınlar için bu durum biraz daha komplike olabilir. Kadın hastalıkları uzmanına gidip rutin muayene olması kadının üremesi hakkında bilgi sahibi olunması için yeterli değildir.

Öncelikle AMH testi ile yumurta rezervi hakkında bilgi edinilebilir. Rahim şekil bozukluğu, endometriozis, polikistikover araştırmalı, yapılması gereken operasyon var ise işlemler kadının üreme sağlığına zarar vermeden gerçekleştirilmelidir. Keza kanser vakaları da unutulmamalıdır. Kanser hastası olan kişi için her şey bitmiş demek değildir. Üreme sağlıkları koruma altına alınmalıdır. Teknoloji sayesinde iyileşme süreçleri hızlandırılan kanser hastaları radyoterapi ve kemoterapi öncesinde mutlaka sperm ve yumurtalarını dondurmalıdır. ”

Kısırlık neden artıyor

Hava, su ve çevre kirliliği gibi faktörler kısırlığı neden olan sebepler arasında ilk sırada yer alıyor. Tıraş, kısırlığın artmasında rol oynayan faktörler hakkında ise şunları söylüyor’ ”Sanayide kullanılan ağır metaller, gıdalar, suyla ve havayla alınan yabancı maddeler kısırlığı tetikleyen nedenlerdir. Obezite de kısırlaşma çok etkilidir. Öyle ki vücuttaki 10 kilo fazlalık kısırlık riskini ciddi şekilde artırır. Sigara kadınlarda yumurtalık rezervini azaltarak gebeliği engeller; erkeklerde ise sperm sayısı ve hareketleri üzerinde zararlı etkisi vardır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar kadınlarda tüplerin tıkanmasına sebep olur. Kısacası günümüzde artan infertil aileler topluma bir sinyal veriyor. Bu sinyali iyi algılamak gerekir. Giderek artan oranda toplum olarak kısırlaşıyoruz. Üreme konusunda bilinçlendirme kampanyası ve devlet sağlık politikası altında üreme şansının şansa bırakılmaması gerekir. ”

 

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...