Yaşa göre estetik

27 Aralık 2014 Cumartesi, 22:14

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Fatih Dağdelen hangi yaşlarda ne tür problemlerle karşılaşıldığını anlatıyor.

“Zamanın sizden alıp götürdüğü güzellikleri geri kazanmak ister misiniz?” bu soru kadınları baştan çıkarır. Yüzünde ilk kırışıklığı gördüğünde aynalara küsen, göz kapakları yer çekimine yenik düştüğünde ‘eyvah yaşlanıyor muyum?’ endişesine kapılan kadının estetik takvimini öğrenmek ister misiniz?

Yüzdeki ilk kırışıklık belirtisi kadının en korkulu rüyasıdır. Kadın için önerilen estetik takvimine göre yapılacak minik dokunuşlarla zamanı durdurabilir ya da geri alabilirsiniz.

20’lı 30’lu yaşlarda (gençlik yılları) 

Kişinin yaşıyla beraber değişen imajında gençlik yıllarında ona rahatsızlık verecek konu yüzüyle ilgili detaylardır. 20’li 30’lu yaşlarda en sık burun operasyonu yaptırılır. Meme problemleri yine bu dönemlerde sık yaşanır. Küçük veya büyük meme sorunu genç kızların psikolojisini hatta bel sağlığını olumsuz yönde etkilediği için gençlik dönemlerinde bu sorunların çözümü şarttır.

30’lu 40’lı yaşlarda estetik

Yaş evlilik çağını geçip orta yaşa doğru ilerledikçe kadın için vücut imajı daha çok ön plana çıkar. Doğumda karında sarkma, hamilelikte alınan kiloların verilememesi, memede sarkma, meme büyük veya küçüklüğü 30’lu 40’lı yaşların sorunudur… Her 100 kadının 80’inin memesinde problem vardır. Ya büyüktür ya küçüktür veya sarkmıştır. Tüm bu durumlar vücut imajı ile ilgili olarak kişiyi direkt sarsar ve ciddi bir sorun oluşturur. Bu yaşlarda bu sorunların çözümü için geç kalınmaması gerekir.

40 ve üzeri yaşlarda estetik

İleri yaşlarda kadınlarda özellikle yüz ile ilgili problemler ön plana çıkar. Göz kapakları sorunların ilk sırada yer alır. Çünkü kırklı yaşlarda artık göz kapakları sarkmış ve torbacıklar oluşmuştur. Bu da otomatik olarak kadına yorgun- bitkin- üzgün bir ifade verir. ”Uykudan yeni mi kalktın, ağladın mı, neyin var, ne oldu, niçin kötü bakıyorsun, niye üzgün görünüyorsun” insanların ortak sorusudur. Bu sorular kişiyi rahatsız eder. 50 yaşına geldiğinde ise yüzdeki sarkma, kırışıklıklar ve çukurluklar ön plana çıkar. Bu noktada yüzü germek, doldurmak, kırışıklıkları azaltmak gerekir. Bu işlemler için cerrahi uygulamalar ön plana çıkabilir. Hasta eğer korkuyorsa, endişesi varsa cerrahi müdahaleyi aktif olarak düşünmüyorsa ilk etapta botoks veya iğnelerle dolgular yaparak çukurluklar doldurulabilir. Ciddi bir sarkıklık varsa ki bu da 60’lı yaşları içerir. Hastanın yüzünüzdeki yıpranmışlığı, zamanın alıp götürdüklerini yeniden geri vermenin tek çaresi yüzü germektir.

Burada unutulmaması gereken nokta; zamanın alıp götürdüğü güzellikleri doğru ellerde ve doğru ekiple geri kazanma şansının olduğunu bilmektir.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...